Detaylar

Fransa’nı başkenti Paris’te “Türkiye’de demokrasi tehlikede” başlıklı bir panel düzenlendi. Katılımcılar demokratik muhalefet ile dayanışma istediler. Avrupa ve Fransa’da faaliyet gösteren onlarca dernek, sendika ve siyasi partinin destek verdiği görülen panel , Türkiye ve Avrupa’dan katılanların olduğu görüldü. Katılımcılar, Türkiye’deki mevcut iktidarın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tutumuna tepkilerini dile getirip baskıya maruz kalanlarla dayanışma mesajları verdiler.
Türkiye’de Demokrasi Tehlikede adlı panel de Siyasiler ile gazeteci, parlamenter, sendikacı ve insan hakları savunucusunun hazır bulunduğu gözlendi. Panel de çeşitli verilere dayanarak konuşma yapan katılımcılar TİHV’in kurucu başkanı Şebnem Korur Fincancı, HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer, İMC sunucusu ve gazeteci Banu Güven, Türkiye’deki son aylardaki gelişmeleri ortaya koydular.
Panelde özellikle Türkiye’nin Güney Doğu’sunda hükümetin uyguladığı baskıları dile getiren konuşmacılar, Avrupa ülkelerinin Türkiye’deki mevcut iktidarla suç ortaklığı yaptığıın ileri sürdüler. Panel organizasyonu adına bildiri okuyan Kerem Önen, 7 Haziran seçimleri ardından yaşanan süreci anlattı. Önen, baskının bugün tüm demokratik muhalif seslere yöneldiğini ifade edilen bildiride, “15 Temmuz darbe girişimi ardından AKP kendi sivil darbesini başlattı” dedi.
İnsan hakları savunucusu Şebnem Korur Fincancı, Türkiye’de geçmişten günümüze kadar olan sürede insan hakları durumunu grafiklerle anlattı. Fincancı, cezaevlerinde tutuklu sayısı, işkence vakaları, OHAL uygulamaları,
Güney Doğu’daki kentlerinde uygulanan sokağa çıkma yasakları ve Cezaevlerine ilişkin hak ihlali başvuruları son yıllarda büyük artış olduğunu” söyledi. Fincancı 15 Temmuz’dan sonra baskıların daha da arttığını ifade etti. Bu tür olumsuzlukları duyurmak için ülkede özgür medya kalmadı. Tek araç sosyal alanlardaki dayanışmayı yükseltmekten başka çaremiz kalmadı” dedi.
Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu FIDH’den Antoine Madelin, Türkiye’de hukuk devleti konusunda ileriye değil geriye doğru bir gidiş var dedi.
Bazı Uluslararası kurum ve kuruluşların, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tutumunu göz önünde bulundurması gerekiyor. Örneğin, AB’nin Türkiye ile üyelik müzakereleri askıya alınmalı. Bunun ekonomik sonuçları olacak ve bu Erdoğan’ı yeniden düşünmeye yöneltebileceği gibi, Avrupa Parlamentosu’nun yerinde yapacağı girişimlerin etkisini göstereceğini düşündüğünü belirtti.
Uluslararası Af Örgütü’nün Fransa Şubesi Başkan Yardımcısı Cécile Coudriou, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İnsan haklarını hesaba almayan tutumuna yıllardır tepki veriyoruz . Ama Erdoğan, hukuku bile kendisine göre uyguluyor.
Sol Cephe için Hep Birlikte Hareketi sözcüsü Clémentine Autain, “Türkiye’de özgürlük mücadelesi yürütenlere desteğimizi sürdürüyoruz ve sürdürmeye devam edeceğiz ” Autain, Türkiye’de sivil bir darbenin var olduğunu belirterek, Ülkedeki muhalefetinve basının susturulmak istendiğini söyledi.
Diğer taraftan, Fransız Sol Cephe’den Avrupa Parlamenteri Marie-Christine Vergiat, Türkiye’deki hak ihlalleri, baskılar ve kurulan işkence ekibi olduğunu söylediği konuşmasına , 15 Temmuz’un sonuçları kabul edilemez olduğunu ifade etti ve yargının çoğu taraf ve baskı altındaysa, hukuk devletinden söz edilemez dedi. Vergiat, bu yılki AP Sakharov Düşünce Ödülü’nün gazeteci Can Dündar’a verilmesi yönünde teklif götürdüklerini açıkladı.
Gazeteci Banu Güven, Türkiye’deki medya ve basın organlarına uygulanan baskı konusunu ele aldığı konuşmasında, bizzat kendisinin yaşadığı baskıyı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olağanüstü hali kitlesel tasfiye aracı olarak kullandığını belirterek, “OHAL yasası, hükümet politikaları ve Erdoğan’ın otoriterliğini zan altında bırakan herkesi hedefe aldığını dile getirdi.

Kategori:

Gündem

Yorum Yazın

e-mail adresiniz yayınlanmayacaktır, * Zorunlu alanlar

*