Detaylar

Paris Yunus Emre Enstitüsü tarafından Paris’teki Milli Kitap Merkezi’nde “ Ünlü yazar ve düşünür Cemil Meriç’in doğumunun 100’ncü yılı dolayısıyla düzenlenen konferansta, Yazarın kızı Prof.Dr.Ümit Meriç Babası Cemil Meriç’I anlattı. Salonun küçük ve yetersiz olması yoğun bir dinleyeci ve çoğunluğu da öğrencilerden katılım olması Merhum’un Kızı Prof. Dr. Ümit Meriç tarafından hayatı ve çalışmalarına ilişkin önemli bilgilerin verildiği konferansta, Cemil Meriç’in hayat öyküsü, o öykünün en yakın şahidi olan kızı tarafından aktarıldı.
Paris Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Dr.Ahmet Bakcan açılış konuşmasını yaptığı programa Türkiye’nin UNESCO nezdindeki daimi temsilci Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı, İnalco’dan öğretim görevlisi Prof. Michel Bozdemir, öğrenciler ve vatandaş katılırken, ilave sandalyelerle ayakta kalan dinleyicilere yer temin edildi. Prof.Dr. Ümit Meriç Babasının hayatını gözler önüne sererek, O’nun neden bir dünya entellektüeli olarak anıldığına açıklık getiren konuşmasında babasının Fransızca öğretmeni olduğunu, tüm çalışmalarında Fransız edebiyatı başta olmak üzere, tüm medeniyetlerin edebiyatı üzerinde çok büyük bir bilgi birikimine sahip olmasının yattığını anlattı.
Babasını anlatırken duygusal anlar da yaşayan Prof. Ümit Meriç, Babasının gözlerini tedavi amacıyla geldiği Paris’te çok güzel dostluklar da kormuş olduğunu ifade etti. 38 yaşındayken gözlerini kaybeden babasına ömrünün sonuna kadar her an destek olup, tüm eserlerini yazmasında refakat ettiğini anlatan Meriç, “Babam gözlerini kaybettiğinde 8 yaşındaydım. Gözleri görmediği için her gün 10 saate yakın bir zaman babama gazete ve kitap okurdum, kendisi yazmak istediği şeyleri söyler biz not alırdık. 12 ciltlik eserlerinin tümü, babamın gözlerini yitirdiği döneme denk gelmektedir.” dedi.
Babası, Cemil Meriç’in çocukluğundan başlayan döneminden, vefat ettiği döneme kadar çalışmalarına ilişkin bilgilerin davetlilerle paylaşan Ümit Meriç, “Bizler kapılarımızı sadece kendi değerlerimiz üzerine kapatırsak, ne diğer dünya değerlerinden bizim haberimiz olur, ne de bizim değerlerimizden diğer dünyanın haberi olur. Benim babam, kültür ve irfan konuları arasındaki ilişkiye ve anlamlandırmaya çok önem verin bir kişiliğe sahipti. Cemil Meriç’in bize bıraktığı önemli bir ifade şudur ki, Cemil Meriç kültürden irfana geçilmesi gerektiğine inanmış ve hayat çizgisini bu mantık üzere kurmuş bir kişilik olduğunu.” söyledi. Ünlü yazar ve düşünür Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç,
babası Cemil Meriç’in en çilekeş düşünür olduğunu belirtiği konuşmasını şöyle sürdürdü; “Babam genç yaşta gözlerini tamamen ama olmuştur. Bu yaşından önce yazmış olduğu tercümeleri var, ama gözlerini kaybettikten sonra bütün eserlerini gözlerini görmediği dönemde kaleme almıştır. Gözleri görmeyen bir insan bugün Türkiye’de 50’ıncı baskıya kadar gelen eserlerinin 12 ciltlik külliyatını karanlıklar içinde kaleme almıştır. Bu açıdan Cemil Meriç’in dünya düşünce ve edebiyat tarihinde ikinci bir örneği yoktur” dedi. Konferansın sonunda, Paris Yunus Emre Enstitüsü, Prof.Dr,Ümit Meriç’I bir plaket verdi, Plaketi konferansı dinliyenler arasında bulunan Türkiye’nin UNESCO nezdindeki daimi Temsilci Büyükelçi Huseyin Avnu Bosnalı taktim etti.

Yorum Yazın

e-mail adresiniz yayınlanmayacaktır, * Zorunlu alanlar

*