Mevlana, “Şeb-i Arus” töreniyle Paris’te anıldı. Mevlana Celaleddin-i Rumi, vefatının 752’nci yıl dönümünde Fransa DİTİB tarafından Paris’te düzenlenen “Şeb-i Arus” töreniyle anıldı. Azerbaycan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa diplomatik temsilciler, kültür ve sanat dünyasından isimler ile çok sayıda davetli katıldı.
Mevlana Celaleddin-i Rumi, vefatının 752’nci yıl dönümü dolayısıyla Fransa Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) tarafından Paris’te düzenlenen “Hz. Mevlana’nın 752’nci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri” kapsamında gerçekleştirilen “Şeb-i Arus” programıyla anıldı. Anma programı, Paris’te bulunan Azerbaycan Kültür Merkezi’nde yapıldı.
Programın sunumunu yapan görevli, salonda bulunan Türkiye Cumhuriyeti Paris Başkonsolosu, Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği temsilcileri, Paris Yunus Emre Enstitüsü yetkilileri, bilgi, irfan ve sanat dünyasının temsilcileri ile davetlileri selamlayarak, Mevlana’nın vuslat yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen bu anlamlı geceye hoş geldiklerini ifade etti.
Sunumun ardından Fransa DİTİB’in kuruluşu ve Fransa’daki faaliyetleri hakkında kısa bir bilgilendirme yapıldı. Daha sonra konuşmasını yapmak üzere Fransa Din Hizmetleri Müşaviri ve Fransa DİTİB Başkanı Dr. Bayram Demirtaş kürsüye davet edildi.
Dr. Bayram Demirtaş konuşmasında, Hazreti Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin 17 Aralık 1273’te gerçekleşen vefatını bir ayrılık değil, Allah’a kavuşma yani “Şeb-i Arus” olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Mevlana’nın bu yaklaşımının İslam’ın temel inanç esaslarıyla örtüştüğünü belirten Demirtaş, İslam inancında ölümün bir yok oluş değil, Allah’a dönüş olduğunu vurguladı.
Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Her nefis ölümü tadacaktır ve dönüş ancak bizedir” ayetine atıfta bulunan Demirtaş, Mevlana’nın Şeb-i Arus anlayışının bu Kur’ani hakikatin derin bir tefekkürü ve irfani bir yansıması olduğunu ifade etti. Vuslatın, kulun hayatını tevhid bilinci, samimi teslimiyet, kalp temizliği ve ilahi aşkla yoğurarak Rabbine yönelmesi anlamına geldiğini dile getirdi.
Bu anlamlı gecenin yalnızca manevi bir coşku değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorumluluğu da hatırlattığını söyleyen Demirtaş, Mevlana’nın asırlardır insanlığa sevgiyle yaşama, adaletle davranma, kalbi arındırma ve hakka yönelme mesajı verdiğini kaydetti.
Programın böylesine anlamlı bir ortamda gerçekleştirilmesine ev sahipliği yapan Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Servisi’ne teşekkür eden Demirtaş, kültür ve maneviyatı buluşturan bu tür etkinliklerin ortak tarih ve inanç dünyasının güçlü bir tezahürü olduğunu belirtti.
Anma programında, Mevlevi musiki geleneğinin en önemli temsilcilerinden neyzen Kudsi Erguner ve sanatçı Pierre Rigopoulos sahne aldı. Sanatçılar, icra ettikleri üç farklı eserle programa manevi bir atmosfer kattı.
Programın sonunda neyzen Kudsi Erguner ve Pierre Rigopoulos’a, Türkiye Cumhuriyeti Paris Başkonsolosu Kerem Yılmaz ile Büyükelçilik Müsteşarı Derle Demirel tarafından plaket ve çiçek takdim edildi. Anma programı, konuklara Türk mutfağından çeşitli yiyecek ve içeceklerin ikram edilmesiyle sona erdi.

















