Paris’te İsmi Silinmeyen Türk Şair: Yahya Kemal Beyatlı

7
13 Haziran 2026 tarihinde Tansu Sarıtaylı tarafından eklendi

Paris’te İsmi Silinmeyen Türk Şair: Yahya Kemal Beyatlı.Ünlü Türk şairi Yahya Kemal Beyatlı’nın adını taşıyan plâket, Paris’te yıllar geçmesine rağmen hâlâ yerini koruyor. Şairin bir dönem oturup şiirlerini kaleme aldığı ünlü La Closerie des Lilas adlı kafede, Yahya Kemal’in isminin kazındığı masa bugün de ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
Montparnasse Bulvarı üzerinde bulunan ve Paris’in en köklü edebiyat mekânlarından biri olarak kabul edilen La Closerie des Lilas’ı ilk kez 1980’li yılların başında ziyaret etmiştim. O dönemde, üzerinde Yahya Kemal Beyatlı’nın adının bulunduğu masada oturup kahvemi yudumlama fırsatı bulmuştum. Hani derler ya, “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” Aradan yaklaşık kırk yıl geçtikten sonra aynı mekânı yeniden ziyaret ederek, bir kez daha ünlü şairimizin isminin yer aldığı masada kahvemi içtim.
Geçen kırk yıl içinde kafenin atmosferinde fazla bir değişiklik olmadığını görmek dikkat çekiciydi. İçeri girdiğimde, ahşap masalarda her yaştan ve farklı milletlerden turistlerin yanı sıra Parislilerin de oturduğunu gördüm. Bir yandan kahvelerini yudumlarken, diğer yandan kitap ve gazete okuyan ziyaretçiler, mekânın tarihî ruhunu yaşatmaya devam ediyordu.
Masaların üzerindeki küçük plâketlerde, geçmişte burada oturup eserlerini kaleme alan sanatçı ve yazarların isimleri yer alıyor. Masalarda adeta dünya kültür ve sanat tarihinin izleri bulunuyor. Henry Miller, Pablo Picasso, Pierre-Auguste Renoir, Amedeo Modigliani, Émile Zola, Paul Cézanne, Théophile Gautier, Goncourt Kardeşler, Paul Verlaine, Guillaume Apollinaire ve Alfred Jarry gibi birçok önemli isim bu mekânın müdavimleri arasında yer almış. Ayrıca, 20. yüzyılın başlarında Paul Fort ile Lenin’in burada satranç oynadığı da anlatılıyor. Nobel ödüllü yazar Ernest Hemingway’in ünlü “Güneş de Doğar” adlı romanını bu kafede yazdığı rivayet ediliyor.
Yılların etkisiyle bazı plâketlerde yıpranmalar görülse de üzerlerindeki isimler hâlâ okunabiliyor. Masalar da aynı şekilde tarihî dokularını korumaya devam ediyor.
Yahya Kemal Beyatlı’nın masasını, Yunan asıllı Fransız şair Jean Moréas ile paylaştığı anlaşılıyor. Masada her iki ismin de yer aldığı ayrı plâketler bulunuyor.
Kafenin kurucusu François Bullier’in çevreye leylak fideleri dikmesinin ardından mekânın adı “Closerie des Lilas” olarak anılmaya başlanmış. İlk olarak 1847 yılında hizmet vermeye başlayan kafe, geçen süre içerisinde birçok kez restore edilmiş olsa da özgün yapısını korumayı başarmış.
Dikkatimi çeken bir diğer ayrıntı ise Yahya Kemal Beyatlı’nın adının bulunduğu masanın yerinin değişmiş olmasıydı. Kırk yıl önce salonun orta bölümünde bulunan masa, bugün girişe yakın bir noktada yer alıyor. Bunun nedenini sorduğumda, kafe yönetimi tarafından “Yahya Kemal Beyatlı’nın ismi ziyaretçiler tarafından en çok aranan isimlerden biri olduğu için masanın daha kolay bulunabilecek bir yere taşındığı” cevabını aldım.
Bu tarihî mekânın günümüzde yalnızca edebiyat çevrelerinin değil, sanatçıların ve siyasetçilerin de uğrak noktalarından biri olduğu belirtiliyor. Modigliani, André Breton, Louis Aragon, Picasso, Jean-Paul Sartre, André Gide, Paul Éluard, Oscar Wilde, Samuel Beckett ve Man Ray gibi sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinin yanı sıra; Renaud, Romy Schneider, Jean Edern Hallier, Lionel Jospin ve Michel Rocard gibi tanınmış şahsiyetlerin de zaman zaman burayı ziyaret ettiği ifade ediliyor.
Paris’in kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan La Closerie des Lilas’ta, Türk edebiyatının büyük ustalarından Yahya Kemal Beyatlı’nın adının hâlâ yaşatılıyor olması, Türk kültürü adına da ayrı bir gurur kaynağı olmaya devam ediyor.

Kategori

Yorumunuzu Ekleyin

E-mail adresiniz yayınlanmayacak.