Başkent Paris’in banliyösü Montereau’da faaliyet gösteren Türk Kültür Merkezi’ni tanıyalım. Münir Gök’ün başkanlık görevini yürüttüğü Kültür Merkezi, kurulduğu günden bu yana faaliyetlerini aralıksız olarak sürdürüyor.
Bugün Montereau Türk Kültür Derneği Başkanı Münir Gök Bey ile birlikteyiz. Kendileri bize derneğin çalışmaları hakkında bilgiler verecekler.
– Münir Bey, kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
•İsmim Münir Gök. Konyalıyım. 1980’de Fransa’ya geldim. Babam getirmişti. Rahmetli babam getirmişti. Burada meslek lisesini okudum. İnşaat işçisiyim. İnşaatta çalışıyorum. 2007 yılından beri de bu derneğin başkanlığını yapıyorum, camimizde.
– Montereau Türk Kültür Derneği başkanlığını yapıyorsunuz, öyle mi?
•Evet, buradaki vatandaşlarımızın teveccühüyle Türk Kültür Derneği başkanlığına seçildim. O gün bugündür bu Kültür Merkezi’nin başkanlık görevini yürütüyorum.
– Peki başkan, bu dernek ne zaman kurulmuş?
•Ben Fransa’ya geldikten bir yıl sonra, yani 1981 yılında burada yaşayan büyüklerimiz tarafından kurulmuş. Elbette aralarında benim rahmetli babam da kurulmasında görev almış.
– Montereau Kültür Derneği’nin o zamanki başkanı kimmiş?
•Kuruluş bildirgesinde yazıyor ama üzgünüm, şu an hatırlayamadım. Ama o zamanlar her yıl başkan değişimi oluyormuş. O zamanlar öyle gerek görülmüş. Şimdi öyle değil; gönüllü bu işi yapacak birileri aranıyor. Rakip olarak çıkan olmayınca ben görevi sürdürüyorum.
– Münir Bey, Kültür Merkezi’nin kaç üyesi var?
•Bizde yıllık aidatlar ödendiği zaman belli oluyor. Geçen sene 580 üyemiz vardı. Bu sene bu sayının artacağını tahmin ediyoruz. Çünkü yaptığımız etkinliklere gelenlerin sayısı bir hayli kalabalık. Ayrıca yeni yetişen gençler var, onların da ilgisi olduğunu görüyoruz.
– Yaşadığınız Montereau’da ne kadar Türk vatandaşı yaşıyor?
•Burası bazı banliyölere bakınca yaşayan Türk sayısının azımsanmayacak kadar olduğunu düşünüyorum. Kesin olmamakla birlikte tahmini olarak söyleyeceğim; 2000’in aşkın Türk vatandaşı yaşıyor Montereau’da. Fazlası vardır, eksiği yoktur.
– Burada yaşayan Türk vatandaşları genel olarak ne iş yaparlar?
•Genel olarak inşaat sektörü ağırlıklı olarak çalışıyorlar. Ama bunun haricinde burada birkaç fabrika var, oralarda çalışanlar da var. Ayrıca bizim vatandaşlarımız girişimci olduklarından dolayı kendi şirketini kurmuş olanlar olduğu gibi birçok vatandaşımıza iş veren konumunda olanların da olduğunu ifade edebilirim.
– Fabrika dediniz, ne fabrikalar var?
•Demir döküm fabrikası var. Büyük bir de kablo fabrikası var sanayi alanında. Biraz evvel de ifade ettiğim gibi bizim vatandaşlarımızdan bu fabrikalarda çalışanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla olduğunu belirtebilirim.
– Montereau’da yaşayan Türk toplumunun Fransızlar arasındaki yeri nedir? Diğer ülke vatandaşlarına göre?
•Diğer ülkelerin vatandaşlarına göre, mesela Magrip ülkelerinin vatandaşlarına bakacak olursak bizim yerimiz iyidir. Bizim Türkler bayağı güzel entegre olmuş, uyum sağlamış durumdalar. Ayrıca Montereau banliyösünün diğer banliyölere göre farklı olduğunu düşünüyorum. Burada Fransızlardan daha çok yabancı ülke vatandaşları var. Çoğunluğu Magrip ülkelerinden gelmiş olan vatandaşlar yaşıyor. Portekiz vatandaşları da mevcut. Fransızlar burada azınlıkta diyebilirim.
– Fransız toplumunun Türklere bakışı konusunda ne düşünüyorsunuz?
•Biraz evvel de ifade ettiğim gibi 2007 yılından beri ben bu Kültür Merkezi’nin başkanlığını yapıyorum. Bizim Kültür Merkezi’ni kilise papazı da ziyaret eder. Ramazan ayında verdiğimiz iftar yemeklerine icabet eder. Belediye başkanıyla iç içeyiz diyebilirim. Sık sık bizim Kültür Merkezi’nin lokaline gelir, çayını içer, bizlerle sohbet eder. Herhangi bir sorunumuz olursa kendilerine iletiriz, yardımcı olur. Hatta diğer Fransız kurumları da ziyaret eder, biz de onlara ziyarete gideriz. Bizim herhangi bir sıkıntımız yok. Yabancı karşıtlığı yok. Zaten buranın çoğunluğu yabancı olduğu için ırkçılık gibi herhangi bir durum yok. Belediye başkanı bunu sıklıkla söyler. Her hafta gelir, burada lokalimizde çayını içer, kahvesini içer. “Ben buraya geldiğim zaman kendimi evime gelmiş gibi hissediyorum.” diyor.
– Sizin buradaki gençlerin eğitim durumu nedir, başkan?
•Gençlerimiz şu son 10 senedir eğitime önem vermeye başladılar. Daha evvelki yıllara göre gençlerde yükseköğrenim yapma hevesi fazla, bunu fark ediyoruz. Hatta Türkiye’ye gidip ilahiyat okuyan gençlerimiz de var. Öğretmen olanlar var. Tıp tahsili yapanlar, hukuk fakültesinde okuyan öğrenciler var. Eskiden çalışıp para kazanmak isteyen gençlerin yerini son 10 yıldır okuyup daha yüksek mevkilerde görev almayı düşünen gençlerimiz aldı.
– Fransız siyasetinde olan var mı üyeleriniz arasında?
•Belediyede seçimlere katılıp belediye encümenine seçilen üç tane belediye meclis üyemiz var. Hatta birisi belediye başkan yardımcılığı görevini üstlenmiş durumda. O üye geçen seçimde meclis üyeliğini kazanmıştı, bu dönem yeniden kazandı ve başkan yardımcılığı görevini üstlendi.
– Başkan, sizin geleceğe yönelik başka ne tür projeleriniz var?
•Gördüğünüz gibi Kültür Merkezi binamızı genişletiyoruz. Gelecekte gençlerin burada daha aktif kültür ve spor programları yapabilmeleri için çalışmalar yapıyoruz. Gerçi daha geçen yıla kadar bir futbol takımımız vardı ama ilgilenecek bir başkan, yönetici bulamadığımız için maalesef şimdilik futbol takımı dağıldı. Ama ileride kesinlikle yeni bir takım oluşturmaya çalışıyoruz. Bizim burada en büyük özelliğimiz gençlerimize ve çocuklarımıza önem vermek. Dernek çatısı altında onları toparlayıp kültür ağırlıklı etkinlikler yapmak. Zaten geçen yıl bazı gezi programları yaptık. Küçükleri hayvanat bahçelerine götürüyoruz, büyükleri Disneyland’a götürdük, Asterix’e götürüyoruz.
– Türkiye’ye götürdüğünüz oluyor mu?
•Ne yazık ki şimdilik Türkiye’ye götürmedik. Geçen sene böyle bir projemiz vardı ama talep olmadığı için bunu yapamadık. Nedenine gelince; ailelerin mali durumu, uçak ve konaklama gibi giderler ile Türkiye’deki artan hayat şartları buna el vermedi. Belki gelecek yıllarda bunu yapabiliriz diye düşünüyorum.
– Çocuklar Türkçe derslerini burada mı alıyorlar?
•Hayır, Türkçe derslerini Fransız okulunda alıyorlar. Biz burada Türkçe dersi vermiyoruz. Çünkü Türk toplumu burada biraz dağınık olduğu için böyle yapılıyor. Bir de sadece bir tane Türk öğretmeni var. Gördüğünüz gibi bu kadar kalabalık Türk toplumunun yaşadığı bir yerde, biz buna da şükür diyoruz.
– Siz Kültür Merkezi olarak Türk devletinden veya Fransız devletinden maddi bir yardım alıyor musunuz?
•Türk devleti bize din görevlisi hocamızın ve öğretmenin maaşını ödüyor. Bunun dışında bir maddi yardım söz konusu değil. Fransız devletinden, yani belediyeden, bu çocukların seyahat yapmaları için yıllık sübvansiyon alıyoruz; yaklaşık 10.000 Euro. Başka da bir yardım yok. Kendi üyelerimizin verdiği aidatlar var. Ayrıca aşağıda lokalimiz var; oranın çay-kahve geliri, yani işletenin merkeze ödediği kira bedeli var. Bir de berber salonumuz var, onun da kirasını alıyoruz. Bir de marketimiz var. Bunlar kirada olduğu için onlarla ayakta duruyoruz. Bu sayede vatandaşa fazla yüklenmiyoruz. Yalnız yaklaşık bir buçuk yıldır, inşaatımız olduğu için üyelerimize ve vatandaşlarımıza biraz yükleniyoruz. Yıllık aidatlarımızı biraz yükselttik. Cenaze fonu var: yıllık 50 Euro. Merkez üyeliği için 50 Euro, binamızı genişletme ve tamirat için de 50 Euro koyduk. Yıllık toplam 150 Euro alıyoruz. Bir de şöyle bir durum var: Burada nüfus yaşlanıyor. Sık sık cenaze kaldırmaya başladık, bu da bizi zorluyor. Bir sene 17 tane cenaze gönderdik, bu bize pahalıya mal oluyor.
– Cenazelerin burada kalmasını isteyenler olmuyor mu?
•Genel olarak eski gelenlerin çoğunluğu Türkiye’de defnedilmek istiyor. Ama şimdiki gençlerimizin çoğu burada kalmak istiyor. Allah gecinden versin ama yaşlılarımız, yani birinci kuşak zaten büyük ölçüde vefat etti ve onları Türkiye’ye götürdük. Şimdiye kadar onlardan farklı bir talep olmadı. Ama şimdiki gençler Türkiye’ye gönderilmeye sıcak bakmıyor. “Çoluğumuz çocuğumuz burada, gözümüz kulağımız burada” diyorlar. Hepsi burada kalmaktan yana.
– Siz yıllardır buradasınız. Türk toplumunu yakından tanıyorsunuz. Geleceğini nasıl görüyorsunuz?
•Bana sorarsanız Türk toplumunun geleceği kendi ellerimizde. Gençlerimize okumalarını tavsiye ediyorum. Bizim zamanımızda “bir işe girsin, inşaata girsin, fabrikaya girsin” denirdi. Ama artık kaba kuvvetle olmayacak. Ben gençlerimizin hepsinin okumasından yanayım. Daha büyük yerlere gelmelerini tavsiye ederim. İnşallah da olacaktır. Son 10 yılda büyük bir artış var. Daha iyi yerlere gelecekler.
– İlk gelen kuşak dönmek için gelmişti. Şimdiki kuşak kalmak için yaşıyor, değil mi?
•Evet, öyle. Şimdiki gençlik dönmeyi düşünmüyor. Buraya yerleştiğinin farkında. Çoğunluk neredeyse Türkiye ile bağını koparmak üzere. Gerçi bu iyi bir şey değil. Biz de bu bağ kopmasın diye uğraşıyoruz. İnşallah başarırız.
– Münir Bey, burada vatandaşlarımızdan yasa dışı suça karışan var mı?
•Çok az. Parmakla sayılacak kadar az. Olsa olsa iki ya da üç kişiyi geçmez. Diğer toplumlara bakacak olursak bizim toplumumuzda böyle olumsuzluklar çok az.
– Burada belli bir bölgeden yoğunlaşma var mı?
•Hayır. Türkiye’nin her bölgesinden gelen vatandaşlarımız var. Yönetimde de Afyonkarahisarlı, Aksaraylı, Kahramanmaraşlı, Adıyamanlı, Trabzonlu, Edirneli arkadaşlarımız var. Her kesimden insan var, bir sıkıntımız yok.
– Yönetim kurulu kaç kişiden oluşuyor?
•17 kişiden oluşuyor. Türkiye’nin her bölgesinden insanlar var. Karma bir yapı oluşturduk, sorun olmasın diye.
– Cami sadece Türklere mi açık?
•Hayır. Cami Allah’ın evidir, herkese açıktır. Sabah namazından yatsı namazına kadar açıktır. Herkes gelip ibadetini yapabilir. Sadece bir kuralımız var: Siyaset yapmak ve konuşmak yasaktır. Bunun dışında kapımız herkese açıktır.
– Türk toplumu artık burada kalıcı mı diyorsunuz?
•Evet, kalıcı diyorum. Rahmetli babam “bir traktör alıp döneceğim” derdi ama dönemedi. Şimdi çocuklarım bile Türkiye’de uzun süre kalmak istemiyor. Bu nedenle gençler burada kalıcıdır.
– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
•Biz derneğimizi büyütmeye çalışıyoruz. Bizden öncekiler bayrağı devretti, biz de daha ileri taşımaya çalışıyoruz. Amacımız hizmet etmek. Sağ olun, buraya kadar gelip bizimle görüştüğünüz için.
– Ben teşekkür ederim başkan, başarılar diliyorum.













