FRANSA’NIN MEAUX KENTİNDEKİ TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİNİ TANIYALIM

247
14 Mayıs 2025 tarihinde Tansu Sarıtaylı tarafından eklendi

Fransa’da kurulmuş Türk dernekleri arasında yer alan Meaux Türk Kültür Derneği Başkanı Ahmet Er, 3 yıldır başkanlığını yürüttüğü derneğin dünden bugüne faaliyetlerini ve geleceğe yönelik projelerini anlattı.

Fransa’daki Türk dernekleri başkanlarıyla röportajları sürdürüyoruz. Bugün de Meaux Türk Kültür Derneği Başkanı Ahmet Er beyle birlikteyiz.

Tansu Sarıtaylı- Ahmet bey kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Ahmet Er- Ben 1970 yılının birinci ayında Aksaray’da dünyaya gözlerimi açmışım. 1989 yılının nisan ayında Fransa’ya geldim. Geldiğim şehir Meaux, geldiğimden bu yana da Meaux şehrinde ikamet ediyorum. Benim bu yaşadığım şehirde dernek olarak ilk geldiğim yıllarda yani 1996 yılında futbol takımımız vardı. 1996’dan beri spor derneğimiz bulunuyordu biz de onlarla birlikte faaliyet yapıyorduk. Orada Fransız olan eşimle beraber aynı derneğin çatısı altında programlara katıldık. O zamanki dernek başkanımız Abdullah Çar vardı. Sonra Erdal Öztürk başkan oldu. Son 3 yıldan bu tarafa da dernek başkanı olarak ben görev yapıyorum.
Bizim faaliyetlerimiz aşağı yukarı 15 senedir devam ediyor. Yani dernek eskiden vardı ama böyle yerimiz yoktu. Derneğin şu an faaliyetleri arasında spor ve kültür etkinlikleri var. Mesela 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı gibi günlerde kutlamalar ve Ramazan ayında da iftar yemekleri düzenliyoruz.
Ayrıca futbol turnuvaları da düzenliyoruz. Genç çocuklarımızın yanı sıra 12 yaş çocukların oynadığı futbol takımımız var. Onlarla ilgileniyoruz. DİTİB’in çatısı altında olduğumuz için ibadet edebileceğimiz bir mescidimiz de bulunuyor.

Tansu Sarıtaylı- Derneğin kaç üyesi var Ahmet bey?

Ahmet Er- Meaux Türk Kültür ve Spor Derneği olarak 96 üyemiz var. İlk yıllarda 15 veya 20 olan üye sayımız her geçen gün artıyor. Etkinlik alanımız genişleyince üye sayısı da artıyor. Herkes her ay aidatını ödüyor. Camimizin giderlerini karşılıyoruz. Toplam olarak 96 din dersi alan talebe var.

Tansu Sarıtaylı- Peki dernekte eğitim imkanları neler?

Ahmet Er- Din görevlimiz var. Bu görevlinin burada doğmuş olmasının, iki dili çok iyi konuşur olmasının büyük faydasını görüyoruz. Türk öğretmenimiz var. Haftada bir gün derneğimize geliyor ve öğrencilere ders veriyor. Elbette camimizde din dersleri öğrenen öğrenciler de var. Fakat Türkçe dersi alan öğrencimizin sayısı az, 15-20 öğrenciyi geçmiyor, bu da bizi üzüyor. Bu sayının zamanla artmasını bekliyoruz.

Tansu Sarıtaylı- Peki hangi etkinlikleri yapıyorsunuz?

Ahmet Er- Biz anneler günü veya babalar günü gibi özel günleri de unutmuyoruz. Bu özel günlere yönelik etkinlikler yapıyoruz. Derneğin kadın kolları haftanın belirli günlerinde toplanıyor, mescitte Kur’an-ı Kerîm öğreniyorlar, dini ders alıyorlar. Bu tür kurslara gelen kız ve erkek öğrenciler olduğunu belirtmek isterim. Din görevlimizin iki dili de iyi konuşmasından dolayı din dersi alan Fransız öğrencilerimiz de var. Hatta bazı çocukların annesi Fransız bayanlar da var.

Tansu Sarıtaylı- Etkinlikleri yapmak için kaynağı nasıl temin ediyorsunuz?

Ahmet Er- Dernek faaliyet yapabilmesi için maddi bir gelir olması gerekiyor. Bunun için de kadın kollarımız eksik olmasınlar, her 15 günde bir lahmacun yapıp satıyorlar. Camimiz için, çocuklarımızın etkinlikleri için maddi giderimiz oluyor. Şimdi yeni bir projemiz var 3 yıldır üzerinde düşünüp çalıştığımız cami projemiz. İnşallah cami yerini almaya uğraşıyoruz. Bunun için 3 yer bulduk fakat olmadı. Nasip değilmiş, fakat aramaya devam ediyoruz. Projemizin üstünde ısrar ediyoruz.
Gelecek için düşündüğümüz bu büyük projemizi gerçekleştirebilirsek inşallah kendi yerimizde faaliyetlerimizi ve dini vecibelerimizi yerine getireceğiz. Kira ödemekten de kurtulmuş olacağız. İnşallah rabbim nasip ederse bizler gelecek nesillere bir şeyler bırakmak istiyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz dini inancı da Türk kültürü de kaybolmasın istiyoruz.

Tansu Sarıtaylı- Ahmet bey, gelecek için siyasi katılım da önemli. Bu konuda buradaki Türklerin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ahmet Er- Fransa’da yaşayan Türk toplumu için önemli konulardan biri de seçmen gücü. Yani burada Fransız vatandaşı olduğu halde sandık başına gitmeyen vatandaşlarımız var. Bilhassa gençler bunu önemsemiyor. Halbuki yaşadığın şehirde oy kullanırsan varlığın ortaya çıkar. Bunu bir türlü anlatamıyoruz. Gençlerimiz bir araya gelip oylarını kullansalar kendilerini gösterme fırsatı olur. Hiç olmazsa “Fransa’da biz de varız” deme imkanı olur. Artık bu imkanı kullanmak gerekiyor.

Tansu Sarıtaylı- Fransa’ya uyum konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Ahmet Er- Türk toplumu olarak öz kültürümüzü gelecek nesillere aktarmak gerektiği gibi Fransız toplumuna da uyum sağlamamız gerekiyor. Bizim iki tane yaşantı yerimiz var. Birisi Türkiye, anavatanımız, diğeri de burası. Ama buraya yeteri kadar uyum sağlıyor muyuz? Buranın kültürüne, kurallarına da uymamız lazım. Tabii dinimizi, kültürümüzü kaybetmeden buradaki sistemi uygulamamız gerekiyor. Fransız vatandaşı olan olanlar var. Burada doğan gençlerimiz var, bacılarımız var. Ama çoğu oy kullanmıyor. Bu oy kapasitemizi, bu gücümüzü göstermemiz lazım.

Tansu Sarıtaylı- Oy kullanmak neden önemli Ahmet bey?

Ahmet Er- Buranın belediyesine gittiğimizde, sordukları bir şey var. Şöyle ki “Ne kadar oy kapasiteniz var, seçmen sayınız ne kadar, gücünüz nedir” anlamında sorular soruyorlar. Yani Fransız vatandaşı olan Türk seçmenlerin tamamının oy kullanması lazım ki gerçek gücümüzü gösterelim.

Tansu Sarıtaylı- Ahmet bey, Meaux’da ne kadar Türk vatandaşı yaşıyor?

Ahmet Er- Geçen gün arkadaşlarımla bunu konuşup biraz araştırdık. 250-300 Türk hane olduğunu tespit ettik. Ama bizim bulunduğumuz Meaux şehri yakın çevresinde tahmini olarak 650 hane Türk aile yaşadığını düşünüyoruz.
Unutmadan şunu da belirtmek isterim, daha evvel burada yaşayan Fransız ve Araplara da dini ders veriyorduk. Ama şimdi yerimiz müsait olmadığı için bunu kaldırdık. Sade Türklere yöneldik. Eğer biz ders vermek için talebe toplamaya çalışsak çok olacak. Ama hoca yetersizliği var. sınıf yetersizliği var. Durum müsait olmadığı için şimdilerde sadece Türklere ders veriliyor. Belirttiğim projemiz olursa kapımızı daha çok çocuğa açabileceğiz.
Burada Özbekler var, Afganlar var. Onlar da çocuklarını bizim derneğe getiriyorlar. Ama biz onlara bir limit koyduk.
Hocamızdan Allah razı olsun iyi ilgileniyor. Fransa’da doğup büyüme, Türkiye’de de 10 yıl okumuş, Fransızca ve Türkçe ders veriyor. O sebeple çok talebemiz oluyor. Yani onun bize çok faydası var. Fransa’da doğmuş büyümüş çocuklarımızdan Türkçe bilmeyen dahi oluyor. Çoğu da iyi Türkçe anlamadığı için hocamız Fransızca anlatıyor.

Tansu Sarıtaylı- Peki siz kültür faaliyetleri yapıyorsunuz. Bulunduğunuz yerin belediyesinden veyahut buradaki Türk kuruluşlarından, resmi kuruluşlardan maddi manevi yardım görüyor musunuz?

Ahmet Er- Maddi olarak görmüyoruz. Ama manevi olarak elbette görüyoruz. DİTİB ile irtibatlı olan camii ve derneklerden destek görüyoruz. Yeni yer projemiz için kasamızda belirli bir miktar paramız var. Elhamdülillah o parayla, alacağımız yeri finanse etmeyi düşünüyoruz. Tabi onun yetersiz olduğunu biliyoruz. Ancak o zaman diğer dernek ve cami cemaatinin yardımlarını esirgemeyeceklerini düşünüyoruz. Ama de yer için Allah razı olsun diyanetimizden, ateşimizden, müşavirimizden, bütün camilerimizden, bütün derneklerden.
Diyanetin 265 camisi var. 265 camiden destek görüyoruz. Bütün dernek başkanlarına da buradan teşekkür ediyorum.

Tansu Sarıtaylı- Ahmet bey, buradaki çalışmalar kapsamında hedeflerinizden projelerden bahseder misiniz?

Ahmet Er- Ben Türkiye’de ilkokulu bile okumadım?????. Fransa’ya 19 yaşında geldim. Hayırseverlerin verdiği fitre ve zekat parasıyla geldim. Allah onlardan razı olsun. Onun için benim çabam kültürümüzü, dinimizi kaybetmeden çocuklarımıza, gelecek nesillere aktarabilmek.
Burada en büyük hayalimiz bir tane güzel bir cami ve kültür merkezi inşa etmek. Caminin yanında kültür merkezi olmalı ki gençlerimiz aktivitelere katılmalı, kültürümüzle haşır neşir olmalı. Zaten gençleri toplamak gerekiyor, yani uygunsuz yerlere gitmelerine engel olmak lazım. Bunun için de gençlere yönelik aktiviteler olmalı. Genç ister gelsin namazını kılsın ister arkadaş çevresini geliştirsin ister aktivitelere katılsın. Bu şekilde kültürünü öğrensin, kaybolmasın. Bunlara sahip çıkmak için güzel bir projeler yapmak istiyoruz. İnşallah da bunu başaracağız.

Tansu Sarıtaylı- Peki buradaki etkinlikler nedir, neler yapıyorsunuz?

Ahmet Er- Ben göreve başlayalı 3 yıl oldu. Büyük bir değişiklik var. Büyük projelere imza atmaya çalışıyoruz. Düzenlediğimiz iftar programlarında günlük 250-300 kişilik yemek çıkardık. Allah razı olsun bunları kadın kollarımız yaptı. Ramazan ayı etkinlikleri dışında, ‘Kurban Bayramı’nda dernek olarak kurban kesip, kurban bayramı yemeği veriyoruz. Tabii ki bütün cemaatimizi davet ediyoruz. Çünkü burada kurban kesemeyenler de var. Kesip de yiyemeyenler var. Bazıları da Afrika’ya gönderiyor. Burada kurban kesmek şartları zorlaştı. Ama biz izin alarak kurban kesebiliyoruz. 2-3 ay önceden hazırlığını yapıyoruz.

Tansu Sarıtaylı- 200’e yakın aile var dediniz. Tabii bunların çocukları vardır, gençleri vardır. Gençlerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Ahmet Er- Tabii gençlerimize sahip çıkanlar var. Ancak sahip çıkılamayan gençler de var. Biz onları da toplayalım diyoruz. Bir araya gelsinler istiyoruz ama yerimiz müsait olmadığı için bir şey yapamıyoruz. Mesela gençleri ilgilendirecek oyunlar koyduk, gençler gelsin oynasın, dışarılarda riskli ortamlara, gruplara girmesinler, kaybolmasınlar diye düşünüyoruz. Maçları izlemeleri için televizyon, oynamaları için bilardo masası koyduk.

Tansu Sarıtaylı- Yaşadığınız Meaux şehrinde Türk toplumu genelde hangi iş kolunda faaliyet gösteriyor?

Ahmet Er- Ekseriyeti inşaat işlerinde çalışıyorlar. Çoğu kendi kurduğu şirketi üzerinden iş yapıyor. Bazıları da lokanta işletiyor. Yol inşaatında çalışanlar da var.

Tansu Sarıtaylı- Fransızlar gelip size soru soruyor mu? Mesela Türkiye tatile gidecekleri zaman merak ettikleri şeyleri soran oluyor mu? Yardımcı oluyor musunuz?

Ahmet Er- Oluyoruz tabi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bize gönderdiği, Türkiye’yi tanıtan broşürler ve kataloglar var, onları da veriyoruz. Başkanlık görevim boyunca bir hayli Fransız ve diğer ülke vatandaşlarına Türkiye’yi ziyaret etmeleri için yardımcı olduk.
Mesela bazen belediyenin festivalleri oluyor, kültür festivali gibi mesela. Dernek olarak biz de o festivallere katılıyoruz. Festivale gelen Fransızlara Türkiye’ye gidecek olanlara da broşür dağıtıyoruz, onları yönlendiriyoruz. Türkiye hakkında sorulan soruları cevaplıyoruz.

Tansu Sarıtaylı- Peki yaşadığınız Meaux şehrinde Türk toplumunun itibarı nasıl? Diğer yabancılara oranla ne seviyede sizce?

Ahmet Er- İnanın çok iyi. Meaux’da, küçük bir şehirde yaşıyoruz ama iyiyiz. Türklerin pek sıkıntısı olmadığı bir yer, durumumuz iyi. Çünkü geçenlerde derneklerle ilgilenen polisle bir toplantımız oldu. Onlar da Türk halkından memnunlar. Biz toplum olarak hep çalışan bir milletiz. Belediye başkanı da devamlı bunu dile getiriyor. “Türk halkı çalışan bir halk” diyor. Yani bizim burada öyle bir sıkıntı yok. 36 senedir de hiç öyle bir sıkıntıyla karşılaşmadım. Gençlere sahip çıkabildiğimiz sürece güzel şeyler olur inşallah. Gençler için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. İş yeri kurmak isteyenlere, okula gidip yüksek öğrenim yapacaklara destek olmaya uğraşıyoruz.

Tansu Sarıtaylı- Peki yüksekokul bitirmiş olan var mı?

Ahmet Er- Yeni yeni var. Avukat çıkmış olan bir bacımız var. 3-4 kişi de bankada çalışıyor. Hatta birisi de Japonya’ya gitti, üst kademede görevleri var. Doktor olmasa da hemşire olan var, yüksek tahsili devam edenler var. Kızların okuması da iyi. İnşallah biz de onların üniversiteyi bitirip iş güç sahibi olunca bize katılmalarını isteriz. Bizim derneğimize gelip bize yardımcı olsunlar. Yani arkalarından büyüyen çocuklara, gençlere faydaları olsun diye bunu söylüyorum. Gelecek nesillere katkıları olur diye ümit ediyorum.

Tansu Sarıtaylı- Peki topluma sosyal destek olarak neler yapılıyor?

Ahmet Er- Biz buradaki toplumun iyi gününde kötü gününde yanlarında olmak, yardımcı olmak için varız. Mesela cenazemiz olduğu an hemen orada toplanıyoruz. Cenaze işlerinin bütün masrafını, yemeğe gelen misafirlerin ağırlanmasını üstleniyoruz. Acılı aileye bir sıkıntı olmadan çayı, kahvesi, yemeği, misafirleri derneğimiz tarafından karşılanıyor. Yani bütçeden. Bizim iki bütçemiz var biri dernek bütçesi diğeri cami bütçesi. Dernek bütçesi bu misafirlerin bütün giderlerini karşılamak için devreye giriyor. Üyelerimizden her ay birer Euro alıyoruz.

Tansu Sarıtaylı- Ahmet bey, yönetim kurulunuz kaç kişi?

Ahmet Er- Yönetim kurulumuzda 6 kişi var. Ayrıca denetleme kuru var, genel danışma kurulu var, aşağı yukarı toplam 16 kişi yönetimde görev yapıyor.

Tansu Sarıtaylı- Ahmet bey bana zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Benim unuttuğum, sizin söylemek istediğiniz başka bir şey varsa buyurun sizi dinliyorum.

Ahmet Er- Teşekkür ederim. Bizim amacımız kültürümüzü korumak, değerlerimize sahip çıkmak, dilimizi, dinimizi kaybetmemek. Biz geldik gidiyoruz, bakın Fransa’ya 19 yaşındayken geldim şimdi 55 yaşındayım. Dolayısıyla sonraki nesiller için çocuklara, gençlere sahip çıkmamız lazım.
Size bir anımı anlatayım, benim en çok zoruma giden bir olay. 1998’de namaza başladım ama burada namaz kılamadım. Sabah olsun, öğle, İkindi ve yatsı namazı vaktini bilemediğim için kılamadım. Benim çok ağrıma gitti. Oturdum ağladım. Onun için bu durum gerçekten çok önemli. Yüce dinimize gönül vermiş bir insanım. Mescitleri, camileri, kültürümüzü kaybetmemek için elimden ne gelirse yapacağım. Başkan olayım olmayayım bu çalışmaların arkasındayım. Çünkü biz bir ekip olarak yapıyoruz.
1996’dan beri bu yönetimlerin içindeydim. Camiyi açıp kapatan, getirip götüren, bütün şeyler için uğraşan eşimle birlikte bendim. Ama şimdi başkan oldum. Allah nasip etti. Bu daha ağır bir yük. Ama bu yükü ekip olarak kaldırıyoruz. Hep aklımızda projemiz var. Gençlerimize güzel bir yer, kadınlara, genç kızlarımıza güzel bir yer yapmak istiyoruz. Rahatça oturup sohbet etsinler istiyoruz. Güzel projelerimiz var, gençlere, bacılarımıza güzel bir lokal yapmak istiyoruz.
İnsanlarımıza, gençlerimize tavsiyem, okuyup öğrensinler, kültürümüzü kaybetmesinler. Bir de Fransa’ya uyum sağlasınlar. Kanunlara uyup uyum sağlarlarsa sıkıntı olmaz inşallah.

Kategori Tag

Yorumunuzu Ekleyin

E-mail adresiniz yayınlanmayacak.