Genç Türk bilimci, kişileri yürüyüşlerinden tanıyan yapay zeka sistemini Paris’te tanıttı. Başkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri tarafından geliştirilen ve kişileri kamera kullanmadan yürüyüş biçimlerinden tanıyabilen yapay zeka tabanlı sistem, Paris’te tanıtıldı. “MicroID” adı verilen sistem, mikrodalga radar sensörleri aracılığıyla görüntü kaydı oluşturmadan biyometrik kimlik doğrulama yapmayı amaçlıyor.
Ankara’daki Başkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri tarafından biyometrik kimlik doğrulama alanında alternatif bir yöntem geliştirmek amacıyla hazırlanan “Mikrodalga Radar ile Kişi Tanıma (MicroID)” sistemi, Paris’te düzenlenen Uluslararası Yapay Zeka Konferansında tanıtıldı. Sistemin sunumunu, projeyi geliştiren öğrencilerden Betül Nuriye Koparmal, Paris’teki Enerji ve Dijital Geçişler Uygulamalı Yüksek Mühendislik Okulu’nda gerçekleştirdi.
Kamera kullanmadan kişiyi yürüyüşünden tanıyor
Yüz tanıma ve kamera tabanlı biyometrik sistemlere alternatif olarak geliştirilen MicroID, kişilerin görüntüsünü kaydetmeden, yürüyüş sırasında ortaya çıkan kendine özgü hareket özelliklerini analiz ederek kimlik doğrulama yapmayı hedefliyor.
Sistem, 60 GHz mikrodalga radar sensörleri aracılığıyla insanların hareketlerinden elde edilen nokta bulutu verilerini topluyor. Yapay zeka destekli algoritmalarla işlenen bu verilerden insan iskeleti ve hareket özellikleri oluşturuluyor. Böylece kişinin kendine özgü yürüyüş karakteristiklerinin modellenmesi amaçlanıyor.
Toplanan hareket verileri algoritmalar tarafından analiz edilerek kişiye özgü biyometrik özellikler belirleniyor ve bu özellikler üzerinden kimlik doğrulama gerçekleştiriliyor.
Sistemin geliştiricileri, radar tabanlı yapısı sayesinde MicroID’nin düşük ışık, karanlık ortam veya görüşün kısmen engellendiği durumlarda da çalışabilecek şekilde tasarlandığını belirtiyor. Radar, hareketleri üç boyutlu veriye dönüştürüyor.
Paris’te projenin sunumunu gerçekleştiren Betül Nuriye Koparmal, sistemin çalışma prensibini anlatırken öncelikle kişiden veri toplandığını ve bu verilerin yapay zeka modelinin eğitilmesinde kullanıldığını ifade etti.
Koparmal, sistemin çalışma sürecini şöyle anlattı:
“Biz öncelikle Face ID gibi yüz tanıma sistemlerinde olduğu şekilde kişiden bir veri topluyoruz. Daha sonra topladığımız veriyi modelimize vererek modeli eğitiyoruz. Günün sonunda kişiyi gerçek zamanlı bir şekilde tanıyabilir hale geliyoruz.” Sistemin insan hareketlerinden elde edilen nokta bulutunu nasıl oluşturduğunu da anlatan Koparmal, radar sensörünün belirli bir frekans aralığında elektromanyetik dalga gönderdiğini ve kişiye çarparak geri dönen dalgaları topladığını belirtti.
Koparmal, bu süreçte elde edilen verilerin kişinin başı, omuzları ve vücudunun diğer bölümlerindeki hareketleri temsil eden noktalara dönüştürüldüğünü ifade ederek, “Bu noktalar kişinin uzaydaki X, Y ve Z koordinatlarını oluşturuyor. Böylece kişiyi üç boyutlu bir nokta bulutu olarak tanımlamış oluyoruz.” dedi.
Veri setinde yüzde 93’e varan başarı
Projenin geliştirilme sürecinde yaklaşık 15 kişiden oluşan bir veri seti üzerinde çalışma yapıldığı belirtildi.
Koparmal, yapılan değerlendirmelerde hazır veri seti üzerinde yaklaşık yüzde 93 doğruluk oranına ulaşıldığını, ekip tarafından toplanan veriler üzerinde ise doğruluk oranının yüzde 85-90 aralığında gerçekleştiğini söyledi.
Koparmal, elde edilen sonuçları şöyle değerlendirdi:
“Yaklaşık 15 kişilik bir veri grubu üzerinden değerlendirme yaptığımızda yüzde 93 civarında bir başarı elde ettik. Kendi topladığımız verilerde ise yüzde 85-90 aralığında bir doğruluk oranına ulaştık.”
MicroID projesi, görüntü tabanlı biyometrik sistemlerin yanı sıra radar ve yapay zeka teknolojilerini bir araya getirerek, kişilerin fiziksel görüntülerini kaydetmeden biyometrik kimlik doğrulama yapılmasına yönelik alternatif bir yaklaşım ortaya koyuyor.















