Val-de-Marne Fransız-Türk Kültür DerneğiniTanıyalım

3
1 Kasım 2026 tarihinde Tansu Sarıtaylı tarafından eklendi

Val-de-Marne Fransız-Türk Kültür DerneğiniTanıyalım. Val-de-Marne Fransız-Türk Kültür Derneği: Fransa’da Bir Türk Kültür Külliyesi. Dernek Başkanı Murat Çetinkaya: “Toplumumuza kurumsal bir kimlik kazandırmak adına mücadele veriyoruz.”
Başkent Paris’in yakın banliyösü Valenton’da faaliyet gösteren Val-de-Marne Fransız-Türk Kültür Derneği, Fransa’daki Türk toplumunun kurduğu ender derneklerden biri olarak biliniyor.
Yaklaşık 3 bin metrekare kullanım alanına sahip, beş katlı bina derneğin kendi mülkü. Bünyesinde geniş bir kütüphane, spor salonu, müzik salonu, çocuklara yönelik Türkçe dil eğitimi ve dinî eğitim verilen alanlar bulunuyor.
13 yıldır derneğin başkanlığını yürüten Murat Çetinkaya, derneğin çalışmalarını ve kuruluş sürecini anlattı.

Tansu Sarıtaylı: Bugün Valenton’daki Fransız-Türk Kültür Derneği Başkanı Murat Çetinkaya ile birlikteyiz. Kendileri bize dernek çalışmalarını anlatacaklar. Murat Bey, kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Murat Çetinkaya: Başkent Paris’in 94. bölgesi olarak adlandırılan Val-de-Marne’deki Türk-Fransız Kültür Derneği’nin yaklaşık 13 yıldır başkanlığını yürütüyorum. Aynı zamanda dışarıda kendi işlerim de var. İnşaat sektöründe faaliyet gösteriyorum. Birçok vatandaşımız gibi ben de bu bölgedeki Türk toplumuna hizmet etmek amacıyla çalışıyorum. Dernek başkanlığı görevini bize layık gördüler. Ben de elimden geldiğince bu görevi yerine getirmeye çalışıyorum.

Tansu Sarıtaylı: Başkan, kaç üyeniz var?

Murat Çetinkaya: Yaklaşık olarak şöyle ifade edeyim: Net bir rakam vermek yerine, üye sayısından ziyade hizmet verdiğimiz insan sayısını belirtmek daha doğru olur. Yaklaşık 600 aileye hizmet veren bir derneğiz. Hatta 600’ü aşkın aileye hizmet vermeye çalışıyoruz. Bölgemizdeki 94. bölge Val-de-Marne’nin yanı sıra 91. bölge Essonne ve 77. bölge Seine-et-Marne’da yaşayan vatandaşlarımız da hizmetlerimizden faydalanıyor. Ayrıca 75. bölge olarak adlandırılan başkent Paris’ten de derneğimize gelenler var. Dolayısıyla tahminen 600’ü aşkın aileye hizmet veren bir dernek olduğumuzu söylemem daha doğru olur.

Tansu Sarıtaylı: Bu dernek kaç yılında kuruldu?

Murat Çetinkaya: Derneğimiz resmî olarak 1997 yılında kurulmuş. Ancak gayriresmî faaliyetleri 1990 yılında, Villeneuve-Saint-Georges semtinde bulunan bir kilisede başlamış.Bu çevrede yaşayan vatandaşlarımız, bölgeye ilk geldiklerinde 94. bölgedeki Villeneuve-Saint-Georges kasabasında bulunan kilisenin papazıyla görüşmüşler. Ramazan ayında ibadet edebilmeleri için kendilerinden bir alan, yani salon talep etmişler. Kilisenin papazı da 1990’lı yılların başında, bölgedeki Türk toplumunu iki yıl boyunca kendi sorumluluk alanındaki kilisenin bir salonunda misafir etmiş. Böylece toplumumuz, iki yıl boyunca Ramazan ayında oruç ibadetini yerine getirmek ve bayram namazlarını kılmak amacıyla burada bir araya gelmeye başlamış.Daha sonra Villeneuve-Saint-Georges kasabasında, kilisenin yaklaşık 500 metre aşağısında bir lokal kiralayarak derneği resmî olarak faaliyete geçirmişler.

Tansu Sarıtaylı: Sizden önceki başkanların kimler olduğunu hatırlıyor musunuz?

Murat Çetinkaya: Tabii ki. Burada benden önceki ilk başkanımız Mehmet Kışlak Bey’di. Kendisi bu derneğin kurucularından ve temel taşlarından biridir. Daha sonra Mustafa Karabacak başkanımız oldu. Derneğimizi 10 yıldan fazla bir süre yönetti. En son benden önceki başkanımız ise Ensar Beyaztaş’tı. Ondan sonra dernek başkanlığı görevi bana geçti. 2013 yılından beri derneğimizin başkanlığını yürütüyorum. Yaklaşık 13 yıldır bu görevdeyim ve derneğimizde hizmet etmeye çalışıyorum.

Tansu Sarıtaylı: Peki başkanlık zor mu, kolay mı?

Murat Çetinkaya: Vallahi, başkanlık görevini nasıl ifade etsem bilmiyorum. İçerisinde zorlukları olan, ancak aynı zamanda insanın güzel işler ortaya koyduğu zaman kendisine mutluluk veren bir misyon. Bunu sosyal bir sorumluluk gereği yerine getirdiğimiz için yaşadığımız zorluklara bile tatlı zorluklar diyebiliriz.

Tansu Sarıtaylı: Başkan, üyeleriniz genel olarak hangi meslek alanlarında yoğunlaşıyor?

Murat Çetinkaya: Üyelerimizin meslek dağılımı, Fransa’daki Türk toplumunun genel meslek dağılımıyla aynı. Örneğin inşaat sektöründe çalışan üyelerimiz var. Restoran sektöründe çalışan üyelerimiz var. Bunun yanı sıra artık eğitim hayatına girerek bu alanda başarı elde etmiş çok sayıda vatandaşımız da bulunuyor. Dolayısıyla birçok farklı sektörde çalışan vatandaşlarımız var. Özellikle vatandaşlarımızın çocukları eğitim hayatında önemli başarılar elde ederek çeşitli alanlarda ve sektörlerde yer almaya başladılar.
Bugün buradaki Türk toplumu, yani Fransa’daki Türk toplumu için Franko-Türk toplumu demek daha yerinde olacaktır. Çünkü artık iş hayatının her alanında bulunuyorlar. Bu durum da bizleri ziyadesiyle memnun ediyor.
Başlangıçta belirli mesleklerde çalışmak amacıyla bu ülkeye gelmiş insanların çocuklarının bugün farklı sektörlerde çalışmaları, iş sahibi olmaları ve yaşadıkları bu ülkeyi benimsemeleri bizleri son derece mutlu ediyor. Bu gelişmeler, toplumumuzun çok güzel bir evrim geçirdiğini de bizlere gösteriyor.

Tansu Sarıtaylı: Murat Bey, gençlerimizin buradaki eğitim durumu nasıl?

Murat Çetinkaya: Gençlerimiz eğitim alanında gerçekten son zamanlarda çok başarılı ve güzel işlere imza atıyorlar. Bu da toplumumuzun, içerisinde yaşadığımız topluma entegrasyon konusunda önemli bir mesafe katettiğini gösteriyor.
Artık kendilerini burada yabancı bir kişi olarak değil, bu ülkede doğmuş, büyümüş ve yetişmiş bireyler olarak görüyorlar. Çünkü onlar da bu ülkenin bir parçası. İş hayatında olduğu gibi eğitim hayatında da başarılı bir dönemden geçtiğimizi düşünüyorum. Geçmişteki 5, 10, 15 yıl öncesiyle kıyasladığımızda toplumumuzun, bu ülkedeki ana toplum gibi eğitimde, sanatta ve her türlü alanda faaliyetlerini giderek artırdığını görüyoruz.

Tansu Sarıtaylı: Başkan, gördüğüm kadarıyla dernek binanız oldukça büyük. Beş katlı bu binanın kullanım alanı kaç metrekare?

Murat Çetinkaya: Net olarak yaklaşık 2 bin 800 metrekare kullanım alanımız var.

Tansu Sarıtaylı: Dernek yönetimi olarak gerek Fransızlardan gerekse Türk devletinden herhangi bir yardım veya maddi destek alıyor musunuz?

Murat Çetinkaya: Maddi bir destekten ziyade, manevi destek aldığımızı söyleyebilirim. Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti de baba vatanımız Fransa Cumhuriyeti de projemizi destekledi.Çünkü projemiz, belirli bir kesime değil, bütün topluma ve insanlığa hizmet etmek amacıyla hayata geçirildi. Toplumun her kesiminden insanın burada ihtiyaçlarını karşılayabileceği, vakit geçirebileceği, sosyal faaliyetlerde bulunabileceği ve ibadet edebileceği bir alan oluşturmak istedik. Bu konsept içerisinde herkesin kendisini bulabileceği mutlaka bir etkinlik, aktivite veya eğlence programı bulunuyor. Projemiz, bu özelliğinden dolayı bölgedeki yerel yetkililer tarafından da desteklendi. Özellikle bölgede bu konseptte hayata geçirilen ilk proje olması, bu desteğin sağlanmasında etkili oldu.

Tansu Sarıtaylı: Burada gördüğüm kadarıyla Türk çocuklarına Türkçe dersleri de veriyorsunuz. Ayrıca spor salonunuz, kütüphaneniz, müzik eğitim alanınız ve benzeri faaliyetleriniz var. Anladığım kadarıyla bünyesinde çok sayıda sosyal ve kültürel faaliyeti barındıran bir külliye işlevi görüyorsunuz.

Murat Çetinkaya: Aynen öyle. Çok güzel bir kelime kullandınız Tansu Bey. Bugün derneğimizi gerçekten bir külliye olarak nitelendirebiliriz. Eskiden derneklerimiz daha çok cami kimliğiyle ön plana çıkıyordu. Ancak burası gerçekten büyükten küçüğe her insana hitap edebilen, çevresindeki insanlara hizmet sunan bir kültür merkezi. Bu yönüyle burayı bir külliye olarak tanımlayabiliriz. Binamızda kütüphanemiz, müzik atölyelerimiz, resim atölyelerimiz ve spor salonumuz bulunuyor. Ayrıca mutfak atölyelerinin yapılabileceği alanlarımız, dinlenme bölümlerimiz ve terasımız var. Terasta bir restoran da olacak. Siz de az önce gördüğünüz gibi, en alt katta konferans salonumuz ve sergi salonlarımız bulunuyor.
Bütün bunların yanı sıra çok sayıda farklı etkinliğe ev sahipliği yapabilecek geniş alanları bünyesinde barındıran bir binaya sahibiz. Dolayısıyla hitap ettiğimiz kitle de oldukça farklı. Çok çeşitli kesimlerden insanlar buraya rahatlıkla gelebiliyor ve kendilerine uygun bir alan bulabiliyorlar.

Tansu Sarıtaylı: Yönetiminiz kaç kişiden oluşuyor başkan?

Murat Çetinkaya: Yönetimimiz yaklaşık 10 kişiden oluşuyor.

Tansu Sarıtaylı: Buradaki Türk toplumunun Fransa’ya uyumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz de uzun yıllardır burada yaşıyorsunuz. Türk toplumumuz sizce uyum sağlamış durumda mı, yoksa kendi içine kapanık bir yapısı mı var? Özellikle yaşadığınız Valenton’daki Türk toplumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Murat Çetinkaya: Ben konuya Valenton ve Val-de-Marne’ın 94. bölgesi açısından baktığımda, toplumumuzun yaşadığımız topluma çok güzel bir şekilde entegre olduğunu düşünüyorum. Yani kendisini toplumun dışında görmeyen, toplumla beraber ve toplumla birlikte hareket eden bir yapımız var. Bu da bizleri elbette sevindiriyor.Burada yaşayan insanlarımızın yabancı psikolojisiyle değil, yaşadıkları toplumun bir parçası oldukları bilinciyle hayatlarını sürdürmeleri çok önemli. Çünkü insanın kendisini dışlanmış hissederek bir toplumda yaşaması ve hayatını devam ettirmesi kolay değil. Ancak bu bölgedeki insanlarımız, özellikle çocuklarını çok güzel yetiştirerek yaşadıkları toplumun bir parçası olarak hayatlarına devam ediyorlar. Bu nedenle Türk toplumunun buraya başarılı bir şekilde entegre olduğunu düşünüyorum.

Tansu Sarıtaylı: Dernek olarak üyelerinize veya üyelerinizin çocuklarına yönelik Türkiye’nin ya da Fransa’nın çeşitli şehirlerine geziler düzenliyor musunuz? Bu tür etkinlikleriniz var mı?

Murat Çetinkaya: Dernek olarak özellikle çocuklarımıza yönelik etkinlikler düzenliyoruz. Örneğin her yılın sonunda, eğitim programımız tamamlandığında çocuklarımızı Parc Astérix’e götürüyoruz. Bu şekilde onların yıl boyunca gösterdikleri çabayı ödüllendirmiş oluyoruz. Aslında gerçekleştirmek istediğimiz başka bir projemiz de var. İnşallah ilerleyen dönemlerde hayata geçirmeyi umuyoruz. Derneğimize gelen misafirlerimizi buradan Türkiye’ye götürerek geziler düzenlemek istiyoruz. Derneğimizin himayesinde, buradaki insanlarımızın güzel ülkemizi görmelerini ve tanımalarını arzu ediyoruz. İnşallah ileride bu projeyi de gerçekleştirmek istiyoruz.

Tansu Sarıtaylı: Bugüne kadar birbirinden güzel projeleri hayata geçirmişsiniz. Geriye dönüp baktığınızda, gerçekleştirmek istediğiniz ancak henüz hayata geçiremediğiniz bir projeniz oldu mu?

Murat Çetinkaya: Gerçekleştiremediğimiz projeler demeyelim de şu anda henüz hayata geçirmediğimiz projelerimiz olabilir. Ancak zaman içerisinde onların da gerçekleşeceğini ümit ediyorum. Bunun için çalışmaya ve yolumuza devam ediyoruz. Özellikle toplumumuza kurumsal bir kimlik kazandırmak adına mücadele veriyoruz. Çünkü toplumumuzun kurumsal bir yapıya ve bu tür mekânlara ihtiyacı var. Bu mekânlar aracılığıyla toplumumuz diğer toplumlarla iletişim kurabilir, farklı etkinlikler düzenleyebilir ve yaşadığı topluma daha fazla katkı sunabilir. Aynı zamanda bu toplumun bir parçası olduğunu herkese daha iyi gösterebilir.İşte bu nedenle bu tür binalar, külliyeler ve kültür merkezleri bizler için çok büyük önem taşıyor.

Tansu Sarıtaylı: Siz bir Türk toplumu derneğinin başkanı olarak toplumumuzla iç içesiniz. Peki, gözlemleriniz doğrultusunda Türk toplumunun Fransa’dan beklentileri nelerdir? Burada nasıl bir yaşam istiyorlar? Türk toplumu kendisini istediği kadar rahat ve huzurlu hissediyor mu? Size göre nasıl bir toplum yapısıyla karşı karşıyayız?

Murat Çetinkaya: Derneğimizde görüştüğüm ve konuştuğum insanlar Fransa’dan memnun olduklarını ifade ediyorlar. Ben de onların kendi ifadelerine dayanarak bunu söylüyorum. Çünkü gerçekten rahat ve konforlu bir ortamda yaşadıklarını düşünüyorlar. Elbette dışarıda olumsuzluklar yaşayan insanlar da olabilir. Onları da göz ardı etmemek ve dışlamamak gerekir. Ancak bizim görüştüğümüz çevredeki insanlar genel olarak mutlular. Tabii ki son dönemde yaşanan ekonomik sorunlardan ve bazı sosyal sıkıntılardan, diğer toplumlarda olduğu gibi herkes etkileniyor. Ancak genel olarak değerlendirdiğimde insanların mutlu olduğunu söyleyebilirim.

Tansu Sarıtaylı: Peki, buradaki toplumun bir gün Türkiye’ye dönme düşüncesi var mı? Özellikle gençlerin Türkiye’ye dönüş konusunda böyle bir düşünce taşıdıklarını düşünüyor musunuz?

Murat Çetinkaya: Bazı insanlarda böyle düşünceler olabiliyor. Bu gayet normal. Türkiye’ye gidip daha sonra yeniden buraya dönenleri de çok gördük. Son yıllarda, bundan 5-10 yıl önce Türkiye’ye dönmüş ancak yeniden Fransa’ya gelerek burada adeta sıfırdan bir hayat kurmaya çalışan vatandaşlarımız var. Son birkaç yıldır bu vatandaşlarımızın yoğun bir şekilde yeniden Fransa’ya dönüş yaptıklarını, yani tersine bir göç yaşandığını gözlemliyoruz. Gençler açısından bakıldığında ise hayat bazen insanı bir yerden başka bir yere götürebiliyor. Ancak genel olarak gençlerin böyle bir dönüş düşüncesi taşıyıp taşımadıklarını açıkçası bilmiyorum. Samimi olarak ifade etmek gerekirse, bu konuda kesin bir şey söyleyemem.
Tansu Sarıtaylı: Başkan, Türk toplumu bundan 30-40 yıl önce, nasıl ifade edeyim, 20 bin, 30 bin, bilemediniz 100 bin veya 150 bin kişiden oluşuyordu. Bugün ise Fransa’da yaşayan Türk toplumunun sayısı 800 bine ulaştı. Bu kadar büyük bir toplum içerisinde, bazı yerlerde duyduğumuz kadarıyla, çok az da olsa suça karışan insanlar bulunabiliyor. Sizin bölgenizde de özellikle gençler arasında suça bulaşanlar var mı?

Murat Çetinkaya: Bizim bildiğimiz kadarıyla böyle bir durum olduğunu zannetmiyorum. Açıkçası bu konuda kesin bir bilgim yok. Elbette bazı toplumlarda böyle durumlar yaşanabilir. Ancak genel olarak Türk toplumunda çok büyük oranda suça karışan insanlar olduğunu düşünmüyorum. Elimde bu konuda somut bir bilgi olmamasına rağmen, benim gözlemim bu yönde.

Tansu Sarıtaylı: Başkan, aklıma ve dilime gelen soruları sordum. Ancak benim sormayı unuttuğum bir konu varsa veya topluma vermek istediğiniz bir mesajınız bulunuyorsa, şimdi o mesajınızı paylaşabilirsiniz.

Murat Çetinkaya: Öncelikle böyle bir çalışma yapmayı ve böyle bir program hazırlamayı düşündüğünüz için size özellikle teşekkür etmek istiyorum. Ben her zaman şunu söylüyorum: Siz, Fransa’daki Türk toplumunun yerinde kolektif hafızasısınız. İyi ki bu çalışmaları yapan, benim de tanıdığım nadir insanlardan birisiniz. Bu konuda size ayrıca teşekkür ediyorum. Çünkü bu çalışma bir arşiv olarak kalacak ve gelecek nesillere miras bırakılacak. Bunu bir kişi olarak siz gerçekleştiriyorsunuz. Türk toplumu adına yaptığınız çalışmalardan dolayı size teşekkür ediyorum.
Toplumumuza da Fransa’da güzel ve iyi bir gelecek diliyorum. İnsanlarımıza her zaman şunu söylüyorum: Dernekler her zaman onların yanında. Derneklerimize sahip çıkalım. Hep birlikte, geleceğe umutla ve yaşadığımız bu toplumun bir parçası olarak yürüyelim.

Tansu Sarıtaylı: Teşekkür ederim başkan.

Murat Çetinkaya: Ben teşekkür ederim.

Kategori

Yorumunuzu Ekleyin

E-mail adresiniz yayınlanmayacak.