POİSSY TÜRK-FRANSIZ DOSTLUK DERNEĞİNİ TANIYALIM

99
27 Mayıs 2024 tarihinde Tansu Sarıtaylı tarafından eklendi

Poissy Türk-Fransız Dostluk Derneği’ni tanıyalım. Fransa’da kurulmuş Türk göçmen derneklerinden Poissy Türk-Fransız Dostluk Derneği Başkanı Mustafa Öztürk, derneğin kuruluşunu ve çalışmalarını anlattı. Dernek üyeleriyle birlikte büyük bir külliye projesini hayata geçiren Başkan Öztürk, bölgedeki Türk toplumu hakkında da önemli bilgiler paylaştı.

Tansu SARITAYLI- Bugün Paris’in yakın banliyölerinden Poissy kentindeki Türk-Fransız Derneğini tanıyacağız. Dernek Başkanı Mustafa Öztürk, sorularımızı cevaplayacak. Mustafa bey kendinizi tanıtır mısınız?

Mustafa ÖZTÜRK- Ben Poissy Türk -Fransız Dostluk Derneği Başkanı Mustafa Öztürk. Buraya önce babam gelmişti. Biz de aile birleşimi şeklinde 1981’de Fransa’ya geldik. Aslen Ankaralıyım, ancak Aksaray’da ikamet ediyordum. Fransa’ya geldiğimde dil yoktu, ancak biraz okuduk ve bazı problemleri aştık, bu arada meslek sahibi oldum. Şimdi hem kendi işime bakıyorum hem de dernek faaliyetlerini yürütmeye çalışıyorum.

Tansu SARITAYLI- Burada meslek olarak ne işle meşgulsünüz?

Mustafa ÖZTÜRK- Otomobil tamircisiyim. Ama şu an motorlu taşıtların teknik muayenesini yapan 4 şubesi bulunan bir şirketim var. 1998 yılında ilk işyerimi açtım. 2008 yılına kadar şube sayısı 4 oldu. Şu an aktif olarak işyerlerim çalışıyor.

Tansu SARITAYLI- Dernek ne zaman kuruldu? Siz bu derneğin yönetimine nasıl geldiniz?

Mustafa ÖZTÜRK- Bu dernek, 1993 yılında bu dernek kuruldu. O zaman ufak bir camimiz oldu. O ara yaklaşık 5 yıl derneğin muhasipliğini üstlendim. Daha sonra 2011 yılında yapılan seçimde kendimi derneğin başkanı olarak buldum. Esasen buradaki toplumun isteği ve hatta zorlaması üzerine dernek başkanı oldum.

Tansu SARITAYLI- Peki bu derneği kimler nasıl kurmuşlar?

Mustafa ÖZTÜRK- Buradaki büyüklerimiz küçük bir lokal olarak derneği hayata gecikmiş. Helen dernek ve mescit olarak kullandığımız yeri onlar kurmuşlar. Aslında derneğin olduğu yer bahçe içinde bir evdi. Biz boşalttık camiye çevirdik. Buradaki büyüklerimiz anlatıyor, ilk geldikleri zamanlar bekar yaşayanların evlerinde veya binaların alt katlarında ibadet yapıyorlarmış. İbadet için yer gerekiyormuş. Bu sebeple, ibadet ihtiyacıyla bu faaliyet başlamış. O zamanlar küçük bir alan yetiyordu, ancak şimdi daha büyük yerlere ihtiyaç var.

Tansu SARITAYLI- Bugün yaklaşık 4.000 (dört bin) metrekarenin üzerinde bir arsa üzerinde yeni bir cami inşa etmişsiniz. Hatta tam bir külliye yapmışsınız. Görünen o ki caminin yanı sıra her türlü sosyal ihtiyaca cevap verebilecek bir bina.

Mustafa ÖZTÜRK- Evet, burası net 4000 metrekare. 2011 yılında dernek başkanı olduğumda, buradaki halkımıza bir söz vermiştim. “Şöyle bir projem var. Bunu gerçekleştirmek istiyorum. Allahıma şükürler olsun ki 4000 metrekarelik projenin izinleri alındı. Projeyi çok geniş kapsamlı tuttuk. Görüldüğü gibi bunun içinde tabi camimiz, sınıflarımız ve bürolar da var. Camimizin adını Ayasofya Camii koyduk. Yerel yönetimler bize burayı cami izniyle tahsis ettiler. Ayrıca iki binamız daha var. Oralar için de konferans salonu ve spor salonu projemiz var. İlk binamızı tamamladık, Allah izin verirse yakında açılışın yapacağız. İkinci etapta da konferans salonumuz ve spor salonumuzun inşaatını başlatacağız.

Tansu SARITAYLI- Peki Başkan, sizin bu derneğin kaç üyesi var?

Mustafa ÖZTÜRK- Yaklaşık 250 üyemiz var. Yerimiz çok küçük olduğu için insanları buraya çekememek gibi bir problemimiz var. Çünkü yer küçük olduğu için birçok etkinliği yapamıyorsunuz. Büyümek gerekiyordu. Şimdi bu binanın aşağı yukarı üç bin metrekare kullanım alan var. Tabi etkinliklerde kadınlara ve gençlere ağırlık verdik. Gençlerimizi buraya çekmek, kültürümüzü öğretmek gerekiyor.

Tansu SARITAYLI- Poissy kentinde yaşayan bizim vatandaşlarımız ne gibi işle meşguller?

Mustafa ÖZTÜRK- Genelde inşaatta çalışıyorlar. Ayrıca araba fabrikasında çalışanlar var. Bu bölgeye ilk gelen Türkler buradaki Peugeot otomotiv fabrikasında işçi olarak çalışmaya gelmişler. Eskilerin yüzde 99’u o fabrikada çalışmıştır, ben dahi orada çalıştım.

Tansu SARITAYLI- Poissy’de kaç Türk ailesi var?

Mustafa ÖZTÜRK- Bu şehirde aşağı yukarı 250 Türk aile var. Yakın çevreye baktığımızda bu sayı 600 veya 700 Türk aile hanesine ulaşacağını düşünüyorum. Hatta şöyle 10 kilometre mesafedekileri dahil ettiğimizde bin haneyi geçer diye düşünüyorum.

Tansu SARITAYLI- Peki Başkanı, buradaki gençlerin durumu hakkında bilgi verebilir misin? Yıllardır burada yaşayan Türk aileler var. Onların çocukları ve gençleri var haliyle. Okul, eğitim ve uyum durumları nedir acaba?

Mustafa ÖZTÜRK- Gençlerimizin bir kısmı sıkıntılı. Sonuçta burası yabancı bir ülke hattı bu bölgede yoğun olarak yabancılar yaşıyor. Bu durumun sebep olduğu olumsuz sonuçlar var. Biz de buna karşı gençlerimize elimizden geldiği kadar sahip çıkmaya ve eğitim vermeye çalışıyoruz. Gençlere kültürümüzü öğretmek kolay değil ama epey ilerleme var. Biz gençlerimize yakın oldukça, sağolsunlar gençlerimiz de kendi kültürlerini sahipleniyor. Dernek olarak yaptığımız projelere ve etkinliklere gençlerimiz de destek oluyor. Allah onlardan razı olsunlar yaptığımız her aktivitede buradalar. Çünkü gençlerimiz de bu imkanların iyi bir şans olduğunu fark ediyor. Böylece gençlerimizi bir arada, kültürel ve yasal kriterler dahilinde tutabiliyoruz. Tutamasak ne olur, bunu düşünmek bile istemem.

Tansu SARITAYLI- Peki buradaki gençlerin eğitim durumu nedir?

Mustafa ÖZTÜRK- Fransa’da epey eğitim gören gençlerimiz var. Bu gençler arasında imam hatipte eğitim alanlar gibi doktora yapmış olanlar da mevcut. Ayrıca mimar ve mühendis olup, inşaat sektöründe çalışanlar var. Sorumluluk yüklenenler var. Hatta bizim cami ve külliyenin inşaat projesini takip eden bir gencimiz var. İyi eğitim görmüş, diplomalı, büyük kentlerde çalışan arkadaşlarımız olduğunu da belirteyim, o durumda 5-6 tane rahat çıkar.

Tansu SARITAYLI- Gençlerin Fransız siyasetine ilgileri var mı?

Mustafa ÖZTÜRK- Olmaz olur mu? Tabii ki var. Hatta seçim döneminde gelip genellikle hangi partiyi desteklersek Türkler için veya Türkiye için faydası olabilir diye soruyorlar. Hangi siyasetçiyi destekleyelim diye danışıyorlar. Bizde sorup soruşturup rehberlik etmeye çalışıyoruz.

Tansu SARITAYLI- Fransa’da bazı belediyelerde encümen üyeliği yapanlar var. Hatta, çeşitli bölgelerde görüştüğümüz dernek başkanları, belediye başkanı seçilmiş Türklerin de olduğu bilgisini veriyor. Siz buradaki gençlerde böyle bir eğilim görüyor musunuz?

Mustafa ÖZTÜRK- Evet geçen dönemde bir arkadaşımız seçildi, belediyede encümen olarak görev yaptı. Kendisi derneğimizin üyesiydi. Son seçimde onun aday olduğu parti seçimi kaybettiği için kendisi de yeniden seçilemedi. Şu anda bizden encümen olarak görev yapan kimse yok. Biraz önce de belirttiğim gibi, derneğimizin henüz 250 üyesi var, gelecek günlerde üye sayısını 500’e çıkarmayı ümit ediyoruz, bu yönde çalışıyoruz. O zaman, daha fazla gencimizin Fransız siyasetine yöneldiğini göreceğiz diye umuyorum.

Tansu SARITAYLI- Bu anlattıklarınız güzel şeyler. Peki Türklerin, Poissy kentinde Fransız toplumuyla ilişkisi nasıl?

Mustafa ÖZTÜRK- İlişkilerimiz gerek toplum olarak gerek ise dernek olarak çok iyi. Çünkü burası bir dernek var. Dernek olunca, Türk toplumuna sahip çıkıyor. Belediyenin dahi bizi toplum olarak ve dernek çalışmalarımız açısından takdir ettiğini biliyoruz. Bu da teşvik edici, olumlu bir etki yapıyor. Dernek olarak, olumsuz bir olayda, nahoş bir durumda hemen müdahale ediyoruz. Yanlış anlama varsa veya onarılması gereken bir durum varsa bunu düzeltme yoluna gidiyoruz. Dernek olarak, ben şahsen ve arkadaşlarım mutlaka ilgileniyoruz. Olup bitenin uzağında kalmak gibi bir durum yok.

Tansu SARITAYLI- Çok güzel projeleriniz olduğunu görüyoruz. Peki bunların dışında düşünüp de yapamadığınız projeleriniz var mı?

Mustafa ÖZTÜRK- İsteyip de yapamadığımız bir projemiz yok. Böyle bir külliyeyi ortaya çıkarmak kolay olmasa gerek. Allahıma şükür işte bunu da başardık sayılır. Amacımız, Türk toplumunun gelişimini ve birlikteliğini sağlam tutmak, gelecek nesillere bir eser bırakmak. Bunu da başarıyoruz diye düşünüyorum. Artık bundan sonrası gelecek nesillerin, gençlerin yürüteceği projelerle ilerler diye düşünüyorum.

Tansu SARITAYLI- Gençleri sokaktan çekip topluma faydalı bireyler olması için çaba harcıyorsunuz. Bunları yaparken, gerek Fransa gerek ise Türkiye’den maddi veya manevi olarak bir destek görüyor musunuz?

Mustafa ÖZTÜRK- Görüyoruz ama biz ihtiyaç duymadığımız için hiç yardım almadık. Kimseyi rahatsız etmemek için her şeyi kendimiz halletmeye çalışıyoruz. Allah’a şükür durumumuz da çok iyi. Bu arada derneğimizin kadın kolları iyi çalışıyor. 100’ü aşkın kadın üyemiz var. Dernekteki kadınlar çok aktifler. Onların çalışmalarından son derece memnunuz. Kadınların düzenlediği eğlenceler oluyor. Ayrıca gezi organize ediyorlar. Külliyemiz bittikten sonra gençlerimiz için yeni projelerimiz olacak. Fransa genelinde ve diğer ülkelere geziler düzenlemek, oralardaki camileri gezmek gibi projelerimiz de var. Tabi şu anda konsantre olduğumuz şey külliye yanındaki spor ve konferans salonu projesini bitirmek.

Tansu SARITAYLI- Peki dernek olarak başka ne tür etkinlikler yapıyorsunuz?

Mustafa ÖZTÜRK- Burada öğretmenimizin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik Bayramı gibi etkinlikleri oluyor. Tabi Kur’an-ı Kerim kursları var. Kur’an okuma yarışmaları düzenleyip ödül veriyoruz. Gençlerimizi, çocuklarımızı kültürümüzü tanıtmaları için teşvik ediyoruz. Hem çocuklarımızın ülkemizdeki gelenekleri yaşatmaları için hem de mutlu olmaları için uğraşıyoruz.

Tansu SARITAYLI- Peki Türk toplumu olarak bu şehirde veya Fransa’da beklediğimiz yere gelmiş durumda mıyız? Mesela ticarette güçlü olduğumuzu veya Fransız resmi kurumlarında bir yerlere geldiğimizi, siyasi konularda bir yere geldiğimizi düşünüyor musunuz?

Mustafa ÖZTÜRK- Bu konuda eksiğimiz çok. Bu çevredeki topluma bakınca Araplar bizden çok ileride. Bizler şimdiye kadar siyasete katılmamışız. Camilerimiz de çok geride kalmış. Arap arkadaşlarımıza baktığımızda bunların eksikliğini görüyoruz. Geciktik ama Allahıma şükür yeni nesil yetişiyor. Hızlı adımlarla ilerliyoruz.

Tansu SARITAYLI- Peki buraya çok eskiden gelenler olmuş. Onların Türkiye’ye bakışları nasıl? Ayrıca gençler ne düşünüyor?

Mustafa ÖZTÜRK- Gençlerin bu konuda durumu biraz sıkıntılı. Çünkü Türkiye denilince yaz tatilinden başka bir şey düşünmüyorlar. Fakat biz gençlerimizi alıp ülkemize götürüp, geleneklerimizi, kültürümüzü, tarihimizi görebilecekleri yerleri ziyaret etmeleri için çalışacağız.
Tabi burada büyüyünce, esas kültüründen uzak oluyor insan. Bu durumdaki gençlerimizin de hem kültürel hem dini açıdan gelişmeleri epey zor oluyor. Onları bilgilendirmeye çalışıyoruz, rehberlik ediyoruz. Onların elinden tutmamız lazım. Çünkü boş bırakırsak farklı yerlere sapabilirler. Zaten kültürel değerlerin yanı sıra saygı ve sevgi de zayıflamış durumda. Bunları gençlere aşılamak için daha fazla çalışma yapacağız.

Tansu SARITAYLI- Peki konferanslar falan düzenliyor musunuz? Türkiye’den gelip burada konferans verenler oluyor mu?

Mustafa ÖZTÜRK- Şu an yapamıyoruz. Çünkü uygun yerimiz yok. Tabi ileride bu tür konferanslarımız elbette olacak.

Tansu SARITAYLI- Başkan, bir hayli şey sorduk. Eksik olmayın hepsini cevapladınız. Peki dernek başkanlığı yapmak kolay mı zor mu?

Mustafa ÖZTÜRK- Başkan olduğumda saçım simsiyahtı, bugün bembeyaz olmuş durumda. Tabi insanla uğraşmak zor. Biz burada ücretli çalışan insanlar değiliz. Toplumumuz için gönüllü olarak uğraşıyoruz. Buradaki halkımıza nasıl yardımcı olabiliriz nasıl bir şeyler yapabiliriz diye yola çıktık. Tabii ki kolay değil ama şükür bazı şeyleri aşıyoruz. Halkımız da bunun farkında. Elbette zorluklar oluyor ama uğraşmadan da bir şey olmuyor.

Tansu SARITAYLI- Peki benim sormayı unutup sizin söylemek istediğini bir şey var mı? Ayrıca diğer derneklerle Fransa genelindeki Türk toplumuna bir mesajınız olur mu?

Mustafa ÖZTÜRK- Günün birinde, maddi yardım edinmek için (para toplamak için) bir derneği ziyaret etmiştim. Oradaki başkan “Ya başkan şu projeyi bir anlat” dedi. Cuma namazı başlamak üzereydi, çok da vakit almadan mikrofonu aldım projeyi anlattım. Projemiz şöyle şöyle, arsası alınmış, resmi izinleri alınmış, ayrıca cami yapma müsaadesi de alınmış… bunları bir bir anlattım. Sonra sağolsun yardımlarını da yaptılar.Cuma namaz bittikten sonra dışarıya çıktım, tanımadığım bir vatandaşımız daha geldi “Başkan, demin sizi dinledim, gözlerim doldu. Şu projeyi bana bir daha anlatır mısın? Nasıl becerdiniz de cami için müsaade alabildiniz” diye sordu. Ben de çeşitli resmi şartlar var onlara uygun ve doğru bir proje yaparsanız Fransa’da yapamayacağınız bir şey yok. Yeter ki derdinizi, planınızı ve talebinizi doğru anlatın. Diplomasi önemli. Ben uygun şekilde dosyamı doldurdum derdimi anlattım. O süreçleri nasıl geçtiğimiz bir bir ifade ettim. Hatta isterseniz bütün projeyi size yollayabilirim dedim. Bu şekilde bir anım olmuştu bunu unutmam mümkün değil, bu şekilde paylaşmak istedim.

Tansu SARITAYLI- Başkan bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Başarılarınız daim olsun.

Kategori Tag

Yorumunuzu Ekleyin

E-mail adresiniz yayınlanmayacak.

6 + 3 =