TÜRKİYE’DEKİ AÇLIK GREVİNDEKİ AKADEMİSYENLERE PARİS’TEN DESTEK VAR

988
14 Mayıs 2017 tarihinde Tansu Sarıtaylı tarafından eklendi

Kanun hükmünde kararnameyle (KHK) ihraç edilmelerinin ardından işlerine dönmek için açlık grevine giren akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’ya destek amacıyla başkent Paris’in Republique meydanında dayanışma gösterisi düzenlediler. aralarında Türkiye’den gelen akademisyenlerin de bulunduğu gösterisinde meydanda bulunanlara ve çevreden geçenlere türkçe ve fransızca bildiri dağıtıldı.
‘Paris’teki barış akademisyenleri, “Onlarla Yurtiçinden destek verenler var biliyoruz, bizler de yurtdışından destek olduğumuzu göstermek üzere burda bulunuyoruz dediler. Bizler yaşamdan yanayız. Bu iki insanın eylemi ikinci ayını doldurdu. Semih Özakça 15 kilo kaybetmiş olduğunu öğrendik. Nuriye Gülmen’de kilo kaybına uğradı. Biz, ölümlere yeter diyoruz. Biz Paris barış akademisyenleri olarak, bizler ölüm güzellemesini de istemiyoruz. İktidar ölümü güzelleyen bir dilden konuşuyor. Ama biz buna karşıyız. dediler.
Öte yandan Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’na bağlı Arnouville Anadolu Alevi Kültür Merkezi’nde akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’ya destek amacıyla destek toplantısı düzenlendi. Toplantıda Açlık grevinde iki ayını dolduran Gülmen ve Özakça için Fazilet Ülger tarafından dayanışma bildirisi okundu “Üç can hak ve adalet yolunda günlerdir açlık grevindeler. Hiç bir şey yemiyorlar. Nuriye Gülmen, KHK ile işinden atılan bir akademisyen, Semih Özakça ise bir öğretmen. Kemal Gün ise, Dersim’de öldürülen oğlunun cansız bedenine kavuşmak isteyen 70 yaşında yüreği yangın yerine dönüşmüş bir baba…Üç canın küskünleri ekmeğe ve çocuğuna değil, açlıkları ise yemeğe değildi.Küskünleri, KHK rejimi ile gasp edilmiş çalışma hakları, ihraçlara, çocuklarının cansız bedenlerine kavuşturulmaması, açlıkları ise adalete olan özlemleridir.
İsyanları bundandır.
Bedenlerini ölüme, yüreklerini ortaya koymaları bundandır. Kemal baba, öldürülen oğlunun cenazesinin aileye teslim edilmesi için 76 gündür, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça; işi, onuru, emeği için 66 gündür Açlık Grevindeler. Üç canın talepleri ve açlıkları adalettir. Üç canımız, hak ve adalet için, hukuksuz ve adaletsiz saldırılarla karşı taleplerinin duyulması için, ölümü göze alarak bedenlerini açlık grevlerine yatırdılar. Üç can, sadece kendileri için değil, KHK ile işlerinden ihraç edilmiş, açığa alınmış binlerce kamu emekçisinin ve bilim emekçisi akademisyenlerin ve yaşam hakkı elinden alınmış insanların uğradığı haksızlıkları ve ayrımcılıkları ortaya koymuştur.
Aç kalarak yükselttikleri itiraz sesleri bundan dolayıdır. Bize düşen görev ise bu sesi duymak ve bu sese ses katmamızdır. AKP iktidarının yaratığı adaletsizliği, toplumsal ve siyasal tahribatlara karşı bu sesi duymalı ve hak temelli mücadeleyi Avrupa ölçeğinde de toplumsallaştırmamız tarihsel sorumluluğumuzdur. Açlık grevinde artık kritik aşamaya gelindi. Üç Can’da kalıcı sağlık tahribatları ortaya çıkıyor ve biz ölümlerine göz yumamayız. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Hepimiz adına yapılan açlık grevi bir hak alma ve adalete doymak içindir. Üç canın talepleri talebimiz, direnişlerini direnişimizdir. FUAF olarak Kemal Gün, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile birlikte direnmek ve dayanışma içinde olmak boynumuzun borcudur.
ÇAĞRIMIZ: Açlık Grevindeki Üç Can İçin, Üç Dayanışma Delili Uyandıracağız. Adalet aç kalmışların ülkesindeki adaletsizliğe karşı Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’na bağlı 41 AKM’de, Kemal Gün, akademisyen Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve tüm KHK ve OHAL mağdurları ile 24 saatlik dayanışmak için Açlık Grevi eylemi yapıyoruz. Cumartesi başlayıp Pazar günü sonlanacak olan 24 saatlik Açlık Grevi aracılığıyla Fransız kamuoyunu bilgilendirme ve Türkiye’deki hak ihlallerine dair duyarlı kılarak, Türkiye’de açlık grevindeki Canlarla dayanışmayı amaçlıyoruz. Ölümlere sessiz kalmayacağız!” denildi.

Kategori

Yorumunuzu Ekleyin

E-mail adresiniz yayınlanmayacak.