Alternatif Derneği Başkanı Ruken Karakurt: “Bir öğrencinin eğitimine destek olmak, ona verilebilecek en büyük hediyedir”

101
6 Mart 2026 tarihinde Tansu Sarıtaylı tarafından eklendi

Fransa’da faaliyet gösteren Alternatif Derneği, yıllardır üniversite öğrencilerine burs sağlayarak eğitimlerine katkıda bulunuyor. Dernek Başkanı Ruken Karakurt, derneğin kuruluş hikâyesini, bugüne kadar yapılan çalışmaları ve eğitime destek konusundaki düşüncelerini gazeteci Tansu Sarıtaylı’ya anlattı.

Tansu Sarıtaylı: Bugün sizlere Fransa’da dernek başkanlığı yaparak Türk toplumuna eğitim alanında hizmet veren Alternatif Derneği ve başkanını tanıtmak, çalışmalar hakkında bilgi almak üzere bu röportajı yapıyorum. Ruken Karakurt Hanım, kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Ruken Karakurt: Daha çok bireysel başladım, bireysel yürüdüm ve hâlâ bireysel olarak yürümekteyim. Alternatif Derneği’nin belli sabit bağışçıları var, sağ olsunlar. Onlara da buradan tekrar teşekkür ederim. Belli kurumlarla bir görüşmemiz ya da katkı talebimiz olmadı. Bizim kendi bireysel bağışçılarımız var, bağış listemiz var. Onlarla birlikte bu yolu yürütüyoruz.

Tansu Sarıtaylı: Biraz evvel de söylediniz. 500 öğrenciye burs verdiniz değil mi?

Ruken Karakurt: Evet, bugüne kadar burs verdiğimiz öğrenciler oldu.

Tansu Sarıtaylı: Peki bu dernek kurma fikri nereden çıktı Ruken Hanım?

Ruken Karakurt: Dernek kurma fikri şöyle gelişti: Dernekten önce de öğrencilerin eğitimine şahsi olarak katkıda bulunuyordum. Aynı şekilde abim de öyle. Yani ailemizde var olan bir yardımseverlik diyebiliriz. Bir gün doğru zamanda bunu derneğe çevirmek istedim. Daha çok öğrenciye ulaşabilmek için. Bizim serüvenimiz böyle başladı.

Tansu Sarıtaylı: Burs verdiğiniz öğrencilerin hepsi genel olarak üniversite öğrencileri değil mi?

Ruken Karakurt: Evet, ağırlıklı olarak üniversite öğrencileri. Ama şunu da belirtmek isterim: Amaç daha çok öğrenciye ulaşabilmek. Fakat bu konuda açıkçası şunu söylemeliyim; maalesef eğitim konusunda toplumumuz beklediğimiz kadar duyarlı olmayabiliyor. İnsanlar çoğu zaman “ben bunu yaptım, şunu aldım, buraya gittim, bu kadar harcadım” demeyi daha ilgi çekici bulabiliyor.
Öğrenciler için biliyorsunuz, özellikle üniversite öğrencilerine destek olduğunuz zaman onları afişe edemezsiniz, deşifre edemezsiniz. Kimliklerini veya isimlerini paylaşmak istemeyebilirsiniz. Çünkü genç oldukları için istemeden gururlarına dokunabilir, hatta onurlarını kırabilir. Ben dikkat ettiyseniz bazı öğrencilerimizi ancak mezun olduktan sonra paylaşıyorum ve bunu bile onların iznini alarak yapıyorum. Onlar da bunu seve seve kabul ediyor.
Birçok öğrencimizin mezun olduğunu görmek bizim için çok güzel bir duygu. Hâlâ görüştüğüm öğrenciler var. Bu da çok güzel bir şey.

Tansu Sarıtaylı: Peki öğrenciler okul bittikten sonra sizi aradıklarında ne hissediyorsunuz? Nasıl bir duygu bu?

Ruken Karakurt: Gerçekten çok güzel bir duygu. Özellikle yılbaşında ya da Anneler Günü’nde mesaj geldiğinde çok anlamlı oluyor. Bana çok dokunan bir duygu. Çünkü öğrenciler bize sıfırdan geliyor. Kimi 6 yıl, kimi 5 yıl, kimi son 2 yıl destek alıyor. Bu süreçte aylık görüşmelerimiz oluyor. Aramızda bir bağ oluşuyor. Bu bağ çok kıymetli. Aynı şekilde bu konuda beni yalnız bırakmayan bağışçılarım için de bunlar çok değerli.

Tansu Sarıtaylı: Bir öğrenci okulunu bitirip mesleğini elde ettiğinde, topluma bir birey kazandırmak sizi ne kadar mutlu ediyor?

Ruken Karakurt: Anlatamam o mutluluğu. O anı yaşayan bilir desem daha doğru olur.
Alternatif Derneği’nin ilk burs verdiği öğrenci Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. Sonrasında Fransa’da eğitimine devam etti ve başarıyla tamamladı. Bu benim için çok kıymetli. Bir başka öğrencimiz 6 yıl tıp okudu. Hep “Ruken abla, tıbbı birincilikle bitireceğim” diyordu ve gerçekten de birincilikle bitirdi. Bunu sosyal medya hesaplarımdan paylaşmıştım. O an burs verme konusunda yaptığım seçimin ne kadar doğru olduğunu anladım. Kendi çocuğumun başarması gibi bir duyguydu. Bir öğrenciyi beyaz doktor önlüğüyle görmek benim için büyük bir mutluluk. Başka bir kız öğrencimiz de hukuk fakültesini çok iyi bir dereceyle bitirdi. Açtığı avukatlık ofisinden bana mesaj attı ve “Bir gün buralara gelirseniz buyurun bir çayımı için” dedi. Ne kadar sevindiğimi anlatamam. Bu anlar gerçekten çok kıymetli.

Tansu Sarıtaylı:Ruken Hanım, kız veya erkek öğrenci ayrımı yapmıyorsunuz değil mi?

Ruken Karakurt: Kesinlikle yapmıyoruz. Hatta mezun olan öğrenciler kendileri söylüyor: “Biz de ileride bir öğrenciye destek olacağız.” Bu sözleri duymak beni çok mutlu ediyor. Eğer burs verdiğimiz öğrencilere yardımseverlik duygusunu bir nebze olsun aktarabildiysem ne mutlu bana. Birçok öğrencimiz “Biz de mesleğimizi elimize aldık, biz de ihtiyaç sahibi öğrencilere destek olacağız” diyor. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Bu tür projeler ticari projeler değil. Tamamen yardımseverlik üzerine kurulu. Bir öğrenciye de dokunsanız, on öğrenciye de, yüz öğrenciye de dokunsanız bu çok önemli. Bu süreçte bağışçılarımızın katkısı çok büyük. Alternatif Derneği’nde bu işi yapan birçok arkadaşımız oldu. Şu an daha çok ben yürütüyorum ve bana destek olan arkadaşım Sibel Hanım var. Ama bu sadece benim yaptığım bir iş değil. Bağışçılarımızın katkısını asla unutamayız.

Tansu Sarıtaylı: Anladığım kadarıyla dernek yönetiminde artık çok fazla üye yok.

Ruken Karakurt: Yönetimde fazla kişi yok ama dışarıdan bize sürekli destek olan üyelerimiz var. Resmi üye kaydı yaptırmadan burs veren birçok kişi var.
Alternatif Derneği’ni bilen insanlar da çok, yeni duyanlar da çok. Benim hedefim bireysel yardımseverliği güçlü bir dernek çatısı altında buluşturmak.

Tansu Sarıtaylı: Gelecekte bunu bir vakfa dönüştürmeyi düşünüyor musunuz?

Ruken Karakurt: Bunu gerçekten çok isterim. Çocuklarım da artık büyüdü. Onların da desteğiyle neden olmasın? Ben hep şunu söyledim: Bir insana bir kez, iki kez yardım edebilirsiniz. Ama bir öğrencinin eğitimine destek olabilirseniz ona verilebilecek en büyük hediyeyi vermiş olursunuz. Çünkü o öğrenci yarın ülkenin en önemli insanlarından biri olabilir. Alternatif Derneği’nde özellikle hukuk ve tıp okuyan öğrenciler oldukça fazla. Hukuk fakültesini bitiren ve doktor olan birçok öğrencimiz var.Hatta bir ailede iki kardeş tıp okudu ve bir yıl arayla mezun oldular. Bu da çok güzel bir şey.
Bağışçılarımıza hep şunu söylüyoruz: Vereceğiniz miktar önemli değil. Önemli olan öğrencinin eğitim hayatı boyunca ona güven vermek. O destek öğrenciyi motive ediyor.
Bir gün bir doktorun beyaz önlüğüyle karşınıza çıkması ya da bir avukatın mahkemede savunma yapması sizi de en az benim kadar mutlu edecektir. Ben hep şunu düşündüm: Bir adalet sağlayıcısının ya da bir hayat kurtaran doktorun yetişmesine katkıda bulunmak insanın kendisiyle gurur duymasını sağlar. Bu konuda mütevazı olamayacağım. Yaptığım işten gerçekten gurur duyuyorum.

Tansu Sarıtaylı: Gerçekten güzel bir başarı. Topluma faydalı bir birey kazandırmak çok değerli.

Ruken Karakurt: Düşünün ki burs başvuruları geliyor ve siz o öğrenciyi geri çevirmemişsiniz. Sonra o öğrenci birincilikle mezun oluyor. Biz bunları yaşadık.
Günümüzde maalesef maddi sıkıntılar nedeniyle eğitimini tamamlayamayan çok öğrenci var. Gönül ister ki hepsine yetişelim ama imkânlar ölçüsünde destek olabiliyoruz. Ne yazık ki yetişemediğimiz çok öğrenci de oluyor.

Tansu Sarıtaylı: Beni kabul edip Alternatif Derneği ile ilgili bilgiler verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Son olarak öğrenciler veya Türk toplumu için vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Ruken Karakurt: Ben size teşekkür ederim zaman ayırdığınız için. Şunu söyleyebilirim: Eğitime destek vermek için mutlaka bir dernek aracılığıyla bağış yapmak şart değil. İnsanlar bunu bireysel olarak da yapabilir. Ben de Alternatif Derneği’nden önce böyle yapıyordum. Özellikle Avrupa’da yaşayan insanlarımıza şu mesajı vermek isterim: Ortalama her aile rahatlıkla bir ya da iki öğrencinin eğitimine destek olabilir. İnsanların bu konuda biraz daha duyarlı olmaları gerektiğini düşünüyorum. Teşekkür ederim.

Kategori Tag

Yorumunuzu Ekleyin

E-mail adresiniz yayınlanmayacak.